Gönderen Konu: İSA - AYN (Gören), SİN (İnsan)  (Okunma sayısı 2772 defa)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
Ynt: İSA - AYN (Gören), SİN (İnsan)
« Yanıtla #15 : 02 Haziran 2019, 03:49:00 »


Hakkı Yılmaz

Zekeriyyâ, hanımı Elizabeth, oğlu Yahya

SABİYY  => https://youtu.be/XoheLEHKu7E?t=2528

“صبىّ Sabiyy” sözcüğü, teknik olarak, son harfi, harfi illet ( و vav,  ى ya,  ا elif,  أ hemze) olan
iki ayrı kökten gelebilmekte ve
geldiği her köke göre de anlamı değişmektedir.

Bu durum, Kur’an çevirisi ve meali hazırlayanlarca gözden kaçırılmamalıdır.
Aksi halde çok büyük hataların oluşması kaçınılmazdır.
 

“صبىّ Sabiyy” sözcüğünün tahlili:
 

Sözcük,   عليم aliym,  رحيم rahiym,  كريم keriym,  حكيم hakiym , سليم seliym …  gibi  “ قعيل feiylün” kalıbında olup, aslı, “صبيوُ sabiyvün”dür.
Arapça dilbilgisi kurallarına göre “صبىّ sabiyy” şekline dönüşmüştür (sözcükteki ikinci “ ى y” , “ و vav”dan dönüşmedir).

Bu kökten gelen “صبىّ sabiyy” sözcüğünün anlamı,
“Bir çocuğun doğumundan, sütten kesilmesine kadar olan süre” demektir.
Sözcüğün bu anlamı, yaygın olup herkes tarafından bilinmektedir.

Sözcük, “ فعيل feîlün” kalıbında olup aslı “ صبيؤُ sabiyün”dür.
Bu da yine Arapça dilbilgisi kurallarına göre “صبىّ sabiyy” şekline dönmüştür
(sözcükteki ikinci “ ى y” , “ أ hemze (e)” den dönüşmedir).
(“نبىّ Nebiyy” sözcüğü de aynı kurallar ile oluşmuştur. Meryem suresi içerisinde her iki sözcük benzeri birçok ifade mevcuttur.)

Bu kökten sözcüğün öz anlamı: 
“Devenin, davarın tırnağının, çocuğun dişinin çıkması, yıldızın doğması” demek iken sonradan;
sosyolojide  “Bir dinden başka bir dine geçme” anlamında kullanılır olmuştur.

Rasûlullah zamanında,
Müslüman olanlara Mekkelileler  قد صبأ [qad sabe’e / bir dinden başka bir dine geçti] derlerdi.
Ebû İshâk ez Zeccâc, Kur’ân’daki Sâbiîlerin, “bir dinden başka bir dine geçenler” olduğunu söylemiştir.
Araplar,
Rasûlullah da Kureyş’in dinini terkedip İslâm’a girdiği için o’na Sâbiî ismini takmışlardı.

Meryem/12’de Yahya Peygamber, “صبىّ Sabiyy” diye nitelenmiştir.
Klasik anlayışta buradaki “صبىّ sabiyy”
birinci şıktaki “çocuk, bebek” anlamında ele alınmış,
sünnetullaha aykırı olarak  (tıpkı İsa peygamberde olduğu gibi) âyet,
“ … Yahya peygambere bebek iken, kitap, hikmet verildiği şeklinde anlaşılır olmuştur.

Halbuki,
bu ayette geçen “صبىّ Sabiyy, “ ص ب و s b v”den gelen  صبىّ sabiyy olmayıp
ص ب أ SBE ’den gelen “صبىّ sabiyy’dir.
Ve anlamıBOZUK DİNİ TERK EDEN; BOZUK DİNDEN ÇIKAN kimse” demektir.

Meryem/12’deki “صبىّ sabiyy” işte bu şıktandır.
Yani, açıkça ayette “Yahya, bozuk dini terk eden birisiydi” buyrulmaktadır.

 صبىّ Sabiyy’ sözcüğünün bu anlamına göre Yahya peygamber,
çocukken, kendisine hüküm hikmet verilip peygamber yapılmamıştır.
Peygamberlik, diğer peygamberlerde olduğu gibi olgunluk çağında verilmiş olmalıdır.

Meryem/29’da da tapınak rahipleri Zekeriyya peygamberi “Sabiyy (kendi dinlerini terk etmiş biri” olarak nitelerler.

Bu pasajda Yahya peygamberin hayatı ve misyonuna kısaca değinilmiştir.
Buradan anlaşıldığına göre Yahya peygamber,
eldeki TEVRAT kalıntılarıyla amel etmemiş,
kendisine yepyeni bir kitap verilmiştir
Kitabın adı ve içeriği hakkında bu pasajdan başka bilgimiz bulunmamaktadır.

 “صبىّ Sabiyy”  sözcüğünün “فاعل” formundaki normal ism-i fâil kalıbının ( صابؤ sâbiün) çoğulu, “ صابئون SÂBİÛN/ صابئين sabiiyn” olup
Kur’an’da  (Bakara/62, Maide/69  , Hacc(/17)  üç yerde yer alır.

Allah doğrusunu en iyi bilendir.
https://istekuran.net/sureler/44-meryem-suresi.html


MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
Ynt: İSA - AYN (Gören), SİN (İnsan)
« Yanıtla #17 : 08 Haziran 2019, 07:45:19 »

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
Ynt: İSA - AYN (Gören), SİN (İnsan)
« Yanıtla #18 : 12 Temmuz 2019, 23:22:12 »

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
Ynt: İSA - AYN (Gören), SİN (İnsan)
« Yanıtla #19 : 12 Temmuz 2019, 23:51:29 »
12 Havarinin Sonu Ne Oldu? (Hristiyan kaynaklarına göre)
https://www.kutsalkitap.org/12-havarinin-sonu-ne-oldu/

Simon Petrus:
İsa Mesih tarafından özel olarak yetiştirilen üç havariden biridir. Roma Katolik kilisesi tarafından ilk Papa olarak kabul edilir. Smith’s Kutsal Kitap Sözlüğüne göre Roma’daki ilk kilisenin Petrus ve Pavlus tarafından kurulduğuna ve bu elçilerin Roma’da öldüklerine dair yeteri deliller vardır. Petrus İmparator Neron döneminde idam edilmiştir. Petrus kendini, Mesih gibi düz çarmıha gerilmeye layık görmediği için, baş aşağı asılmak ister ve Romalılar bunu yerine getirir.

Andreas:
15. yy din tarihçisi Dorman Newman’a göre Petrus’un kardeşi Andreas, batı Yunanistan’da Patras’a gider ve Romalı Vali Aegeates ile din üzerine tartışır. Aegeates, Andreas’ı Hristiyanlığı terk etmesi için ikna etmeye çalışır ki, ona işkence edip öldürmek zorunda kalmasın. Ancak Andreas’ı vaz geçiremeyince, sonuna kadar ceza uyguladı. İlk önce kamçılanan Andreas, daha sonra çarmıha gerildi. Ancak Mesih gibi çarmıha çivilerle çakılmadı, bunun yerine iplerle bağlandı. Bu yüzden Andreas’ın ölümü iki gün sürdü. İki gün boyunca direkte asılı bir şekilde acı çeken Andreas, yoldan geçenlere vaaz vermekten, Mesih’i anlatmaktan geri durmadı.

Yakup (Zabedi’nin Oğlu, namı diğer Büyük Yakup):
Elçilerin İşleri 12:1-19’da Yakup’un kılıçla öldürüldüğü anlatılır. Yeni Yahudiye Valisi atanmış Herod Agrippa, Romalıların gözüne girmek için bu yeni mezhebin liderini öldürmek ister. Yakup yakalanır ve idam edileceği yere getirildiğinde, kendisini suçlayan gizli tanık, Yakup’un cesaretinden ve tanıklığından öyle etkilenir ki, orada iman eder ve Yakup ile beraber infaz edilmek ister. Romalılar bunu yerine getirir ve her ikisinin başını vururlar.

Yuhanna:
12 Havariden tek öldürülmeyen, kendi eceliyle ölen havaridir. Pek çok defa zulümlere uğramış, ömrünün son zamanları da sürgünde geçmiş olmasına rağmen, Patmos adasında İ.S. 100 yılı civarında, yaşlılığında ölmüştür.

Filipus:
İsa Mesih’in ilk seçtiği havarisi olan Filipus, Asya bölgesinin misyoneri olmuştur. Sonunda Mısır’ın bir şehri olan Heliopolis’e gitmiştir. Orada kırbaçlanmış, hapse atılmış İ.S. 54 yılında çarmıha asılarak idam edilmiştir.

Bartalmay:
Aralarında Hindistan da olmak üzere birçok ülkede vaaz veren, müjdeyi paylaşan Bartalmay, İncil’in Matta bölümünü de bu dile çevirmiştir. Bir kaynağa göre tahammülsüz putperestler tarafından dövülüp sonra çarmıha gerilmiştir. Bir başka aktarıma göre ise canlı canlı derisi yüzülüp, başı kesilmiştir.

Tomas (Kuşkucu Tomas):
Bilindiği üzere Tomas müjdeyi Yunanistan’da, daha sonra da Hindistan’da yaymıştır. Bu, oradaki dini önderleri kızdırdığı için onu mızrakla deşerek şehit etmişlerdir.

Matta:
Efsaneye göre, bu eski bir vergi görevlisi olan havari, misyoner olarak müjdeyi paylaştığı Etiyopya’da, oradaki kral Hertacus’u kötü ahlakından dolayı eleştirdiği için, kralın kiraladığı bir kılıç silahşörü tarafından arkasından bıçaklanarak şehit edilmiştir.

Yakup (Alfay oğlu, namı diğer küçük Yakup):
Kudüs’teki kiliseyi yönetmesi için atanan Yakup, en uzun yaşayan havarilerden biridir. 94 yaşına kadar yaşamıştır. İşkenceciler tarafından dövülmüş, taşlanmış ve en son başına sopa ile vurularak öldürülmüştür.

Yahuda (İskariyot değil):
Birkaç değişik kaynağa göre Edessa’da (ya Türkiye’deki Urfa şehir ya da Yunanistan’da Orta Makedonya’da bir şehir) çarmıha gerilerek şehit edilmiştir.

Yurtsever Simun (Kenanlı Simun):
Simun, Afrika’nın batı sahillerindeki Moritanya’da vaazlar verdi ve misyoner olarak müjdeyi paylaştı. Daha sonra İngiltere’ye gitti ve 74 yılında orada çarmıha gerildi.

Mattiya (Yahuda İskariyot yerine kura ile seçilen havari):
Efsaneye göre Andreas ile birlikte Surşye’ye gitmiştir ve orada yakılarak şehit edilmiştir.