Gönderen Konu: ROMA’yı “LÂ İLAHE İLLALLAH” KOROSU MU FETHEDECEK?  (Okunma sayısı 1095 defa)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
ROMA’yı “LÂ İLAHE İLLALLAH” KOROSU MU FETHEDECEK?

Hadis-i Şerif’de Mealen;
"Roma'nın etrafına çevrelenirler, tesbih çekerler, tekbir getirirler ve Roma fetholur." buyurulmuş.

Biz bunu,
“LÂ İLAHE İLLALLAH KOROSU olarak değil
ZAT ÇAĞININ GEREKTİRDİĞİ,
ZAT'i BİLGİLERİNİN” yani
“TEVHİD İLMİNİN” YETERİNCE AÇIĞA ÇIKARILMASI ve
İSA GERÇEĞİNİ KAVRAMALARI OLARAK ANLARIZ.



İSA'yı (as) ARAYANLAR ve İSA GERÇEĞİ'ne BAKIŞ - ÖZET => TIKLAYABİLİRSİNİZ


Time : 01:03
Soru: Bizi İSA'nın ölümünü izleyen haftalara götür,
Bu topluk nasıl ayakta durabildi?

Cevap: Temel Konu şuydu, İSA ölümünden önce her şeyin kendisine bağlı olmadığını söylemişti.
Tanrının egemenliği de bir tekel değildi.

Kuran ayetini hatırlayalım "Allah'ın dinine yardım ederseniz...." ( MUHAMMED-7)
FAZLASI => TIKLAYABİLİRSİNİZ

Time : 05:50 => https://youtu.be/OMAFcdJpFUs?t=349
Soru: Beni asıl ilgilendiren neden bu yazılar ( Thomas İncili ) bu kadar tehlikeliydi, neden toprağa gömülüp saklandılar.
Cevap: Bu yazılar birçok kilisenin kabul ettiğinden farklı bir yönü vurguluyordu. Bu yazılar ruhani bilgiler içeriyor. Onu anlayamayanların baskısı sebebiyle saklandı.

Yeni vasiyetde 4 tane incil bulunuyor. Buradakiler (müze) farklı (kilisenin anlamadığı için kabul etmediği, hatta cezalandırdığı). Bunlardan Thomas İncili en tartışmalı olanı. Bu incilde şöyle der;
"Egemenlik sizin içinizdedir. Kendinizi tanıdığınız zaman göreceksiniz ki tanrının çocuklarısınız (İslam'daki TEVHİD bilgisi onlarda Tanrı'nın Çocukları diye geçer)".
Thomas İncili'ne göre İsa Tanrı'nın tek oğlu değil (İSA'da olan teklik durumu herkes de var, yalnız İSA'ya mahsus değil, bu bilgileri içeren İncil'leri yasaklamalarına asıl sebep de bu konumdaki tek kişi İSA'dır diyen anlayış).

Thomas İncili download http://bit.ly/2M8bHB1

İSA'yı (as) ARAYANLAR ve İSA GERÇEĞİ'ne BAKIŞ - TAMAMI => TIKLAYABİLİRSİNİZ
AYN - SİN = İSA (GÖREN İNSAN) NEDİR ==> http://bit.ly/2Mvzobe

Daha geniş  http://okudunmu.org/forum/index.php?topic=26.0

7 TEPELİ ŞEHİR = ROMA ve İSTANBUL TIKLAYABİLİRSİNİZ


* * *

Roma'nın Fethi (Es'ad Coşan'ın görüşü ile) 11 Haziran 1999
Es'ad Coşan'ın mirasını gömmek isteyen EVLADI
sayfalara üyelik mecburiyeti getirdiğinden
üye olmanız gereklidir.



MP3 olarak




Metni
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri, Amr b. Avf'ın rivayet ettiğine göre, Deylemî'nin Müsnedü'l-Firdevs'inde yazılmış.

Buyuruyor ki:

Lâ tekûmü's-sâate hattâ yefteha'llâhu ale'l-mü'minîne'l-Kostantîniyyeti'r-rûmiyyete bi't-tesbîhi ve't-tekbîr.

Sadaka resûlüllâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Amr b. Avf radıyallahu'ın rivayet ettiği bu hadis-i şerîfte Peygamber Efendimiz, İstanbul'un fethini müjdelediği gibi bize bir şeyi daha müjdeliyor.

Lâ tekumü's-sâate. "Saat kopmaz, kalkmaz, ortaya dikilmez."

"Kıyametin gelmesi" böyle ifade ediliyor. Kıyametin gelmesi çok önemli bir vakit, saat olduğu için elif lâm ile es-sâah "o belirli saat" diye söylendiği zaman kıyamet anlaşılıyor.

Kıyâmet, kâme-yekûmü "dikilmek" demek.

"Kıyamet insanın karşısına dikilmez, yani kopmaz."

Hattâ yefteha'llâhu ale'l-mü'minîne'l-Kostantîniyyeti'r-rûmiyyete. "Allahu Teâlâ hazretleri mü'min kullarına el-Kostantîniyyetü'r-Rûmiyye'yi açmadıkça, vermedikçe, fethini nasip etmedikçe kıyamet kopmaz."

Neyle olacak bu?

Bi't-tesbîhi ve't-tekbîr. "Sübhanallah diyerek, tesbih ederek; tekbir getirerek, lâ ilâhe illallah, Allâhu Ekber diyerek olacak." diye bildiriyor Peygamber Efendimiz.

Demek ki kıyametten önce oranın da fetholunacağını, İstanbul'un fetholunması gibi metheylemiş.

"el-Kostantîniyyetü'r-Rûmiyye" diye geçiyor, -Râmûz'daki 478. sayfanın 5. hadis-i şerifinde.- Roma Kostantîniyyesi, yani "Roma şehri" demek. Araplar bu şehri anlatmak istedikleri zaman, "el-Kostantîniyye el-Kübrâ veya er-Rûmiyye el-Kübrâ" derlerdi. İstanbul için de "er-Rûmiyye es-Suğrâ" derlerdi. Yani Küçük Roma, Büyük Roma; Küçük Kostantîniyye, Büyük Kostantîniyye tabirleri Araplar'ın arasında kullanılmış.

Burada "Roma Kostantîniyyesi de müslümanlara Allah tarafından fetholunmadıkça kıyamet kopmaz." diye bildiriliyor.

Ama nasıl fetholacak?

Tesbihle, tekbirle; Sübhânallâh diyerek, Allâhu Ekber diyerek fetholunacak.

Başka hadîs-i şerîflerde de belirtiliyor:

"Roma'nın etrafına çevrelenirler, tesbih çekerler, tekbir getirirler ve Roma fetholunur." diye bildiriliyor.

Tabi meşhur İstanbul'un fethi hadîs-i şerîfinde oranın savaşla alınacağını da Peygamber Efendimiz belirtmiş. Bu ikisi arasındaki fark, çok açık olarak ifadelerden ortaya çıkıyor. Orada:

"İstanbul yani Kostantîniyye mutlaka fetholunacaktır; onu fetheden komutan ne mübarek bir komutandır, o ordu ne mübarek bir ordudur!" diyor.

"Bir orduyla, bir komutanla, bir savaşla, mutlaka İstanbul'un fetholunacağını" belirtmiş ve fetholundu; bu tamam... Bir de burada Kontantîniyyetü'r-Rûmiyye, Roma'nın da fetholunacağı bildiriliyor.

Nasıl fetholunacak?

Sübhânallâh diyerek, Allâhu Ekber diyerek fetholunacak.

Sübhânallâh; "Cenâb-ı Hakk'ı kâfirlerin, müşriklerin, yanlış, bozuk inanç sahiplerinin düşündükleri her çeşit yanlış sıfattan pâk ve münezzeh olduğunu söylemeye" derler.

"Yâ Rabbi! Sen bu zalimlerin, bu müşriklerin, bu putperestlerin, bu zavallıların söylediğinden çok pâksın, çok yücesin! Bunların bu söyledikleri ile senin hiç ilişkin yok. Onlar seni hakkıyla bilemiyorlar, çok cahiller, çok gafiller. Sen münezzehsin, pâksın; her sıfatın en güzeldir." mânasına geliyor.

Bir zaman gelecek ki müslümanlar buna bastıra bastıra söyleye söyleye; yanlış inanç sahipleri, dağlara tapanlar, birtakım yıldızlara, gök cisimlerine, güneşlere, aya tapanlar; bir takım hayvanlara, bir takım insanlara tapanlar, bu işin yanlış olduğunu anlayacaklar.

Kur'ân-ı Kerîm, Allah'ın kelamı, çok açık olarak bildiriyor. Peygamber Efendimiz Allah'ın resûlü, kesin olarak bildiriyor. Müslümanlar bu bildirmeyi ihmal etmeyecek. Her yerde, her zaman, çok açık bir şekilde, bunun çok önemli bir husus olduğunu; "Allah'ın şânına layık olmayan sıfatları O'na yakıştırmak; "O şöyledir, böyledir diye nâkıs, yanlış, bozuk akideler ileri sürmek" çok büyük iftira, çok büyük suç ve çok büyük günahtır." diye müslümanların bu konuya çok önem vermesi lazım.

"Sonunda Cenâb-ı Hakk'ın münezzehliği, sıfatlarının yüceliği, varlığı, birliği anlaşılacak." demek.

Diğeri Allahu Ekber; yani "Allah hiçbir varlıkla mukayese edilemeyecek kadar yüce, büyük, azamet sahibi, kudret sahibi, ululuk sahibidir."

Bunu anlayacaklar. Müslümanlar bunları söyleye söyleye, imanın temizliği ve bozuk inançları alt edecek, bastıracak.