Gönderen Konu: Nasıl KURTULURUZ?  (Okunma sayısı 3735 defa)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
Ynt: Nasıl KURTULURUZ?
« Yanıtla #30 : 28 Haziran 2019, 12:16:44 »


ZOR işlere VAR MISINIZ
DOLAR ÇÖKESİYE KADAR..

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4099
    • OKUDUN MU
Ynt: Nasıl KURTULURUZ?
« Yanıtla #31 : 09 Temmuz 2019, 17:43:33 »


Türkiye’ye 572 yıl yeter
Tümamiral Yaycı,
Doğu Akdeniz'deki toplam 3 trilyon dolarlık doğal gaz rezervinin
Türkiye'nin 572 yıllık, Avrupa kıtasının 30 yıllık ihtiyacını karşılayacağını vurguladı.
https://odatv.com/turkiyeye-572-yil-yeter-09071938.html

Tümamiral Yaycı, "189 bin kilometrekarelik bölgedeki haklarımızın korunması için Doğu Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmelidir" dedi.

Küresel enerji şirketlerin boy gösterdiği Doğu Akdeniz, toplam değeri 3 trilyon doları bulan ve
Türkiye'nin 572 yıllık enerji ihtiyacını karşılayan rezervleri ile
son yıllarda gündemden düşmüyor.

Milli enerji ve maden politikası kapsamında
Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Araştırma gemisi ile
Fatih ve Yavuz adlı derin deniz sondaj gemilerinin bulunduğu bölgede,
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı
üç fırkateyn,
dört korvet,
üç denizaltı ve
üç hücumbot ile devriyelerini sürdürüyor.

Deniz karakol uçakları ve helikopterlerinin yanı sıra
İHA ve SİHA'larla bölgede askeri varlığını sürekli kılan Türkiye, milli çıkar ve beklentileri doğrultusunda enerji yarışından kopmuyor.

KKTC, Mısır, İsrail, Yunanistan ve Suriye ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) de girişimleriyle
uluslararası deniz hukukunu ilgilendiren küresel bir sorun haline gelen
Doğu Akdeniz için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı önemli bir kaynak hazırlandı.

Milliyet’ten Gökhan Karakaş’ın haberine göre;
Dr. Yaycı, "Sorular ve Cevaplar İle Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Kavramı" adlı kitabında
Doğu Akdeniz'deki ulaslararası tartışmalar hakkında 27 soruya cevap verdi.

HUKUKA AYKIRI DAVRANIŞLAR

Tümamiral Dr. Cihat Yaycı,
Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki hukuka aykırı egemenlik iddialarını
Avrupa Birliği toprağı varsayımıyla meşruluk kazandırmaya çalıştığını vurgulayarak, şu tespitlerde bulundu:

"Doğu Akdeniz'de, zengin hidrokarbon kaynakların araştırılması ve işletilmesi,
başta kıyıdaş ülke ve yönetimler olmak üzere uluslararası aktörlerin iştahlarını kabartmış,
deniz yetki alanları sınırlandırma faaliyetlerinin hızlandırılmasına neden olmuştur.

Bu bağlamda GKRY 26 Ocak 2007 tarihinde bir yasa kabul etmek suretiyle,
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve MEB'i ile kısmen örtüşmekte olan
1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı sahalar da dahil olmak üzere 13 adet petrol arama ruhsat sahası ilan ederek ihaleye açmış,
Kasım 2008'den itibaren ise bir kısım sahalarda petrol arama faaliyetleri başlatmıştır.

Yunanistan, uluslararası hukuk ve meşruiyet esaslarına aykırı olarak,
diğer kıyıdaş devletler (Mısır, Libya) ile ikili sınırlandırma anlaşmaları akdetmek ve
fiili uygulamalarda bulunmak suretiyle,
Türkiye'nin petrol ve balıkçılık gibi kaynaklardan yararlanmasını engellemek ve
Türkiye'yi uluslararası kamuoyu nezdinde emrivakilerle karşı karşıya bırakmak istemektedir.
Sözde Seville haritası ile 149 bin kilometrekare alan bize bırakılırken
Kıbrıs adasının 11 katı büyüklüğündeki 189 bin kilometrekareden vazgeçmemiz istenmektedir."


ANLAŞMA YAPMAYAN TEK DEVLET

"Akdeniz'de;
halen GKRY dahil dört,
dünyada 32 devlet tek taraflı MEB ilan etti.

Komşu ve karşı kıyıdaş devletler arasında
kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılmasına ilişkin Türkiye'nin taraf olduğu bir andlaşmanın yapılmadığı mevcut konjonktürde,
devletimizin Doğu Akdeniz'de KKTC dışında kıyıdaş devletlerle anlaşma yapmayan ve
özellikle MEB ilanında bulunmayan tek devlet olması bir vakıadır.

Esasen, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması akdetmemiş tek devlet olarak
vaki olabilecek itirazlarımız uluslararası platformlarda uzlaşmaz ve mütecaviz tavırlar olarak algılanabilecektir.

Doğu Akdeniz'de Yunanistan-Mısır ve Yunanistan-GKRY arasında deniz yetki alanlarının paylaşımına dair anlaşmaların imzalanması,
ulusal hak ve menfaatlerimize zarar verebilecek en kötü senaryoyu teşkil etmektedir.

Zira böyle bir durum gerçekleştiğinde;
öngördüğümüz yaklaşık 189 bin kilometrekarelik yetki alanımız 41 bin kilometrekare ile sınırlandırılacak,
bir başka deyişle,
egemenlik haklarımızın bulunduğu 148 bin kilometrekarelik alan kaybedilecektir."

"Doğu Akdeniz'de
Yunanistan-GKRY ikilisinin deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin girişimlerinin akamete uğratılması maksadıyla;
kıyıdaş yönetim/devletler tarafından yapılan karşılıklı MEB andlaşmalarına daima itiraz eden devlet konumunda bulunmak yerine
karşılıklı sınırlandırma antlaşmaları yapmaya hazır olduğumuzu beyan ederek,
Doğu Akdeniz'de MEB ilan edilmesi gerekmektedir."

KITA SAHANLIĞI İLE MEB FARKI

Münhasır Ekonomik Bölge (MEB), Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca
bir devletin,
deniz kaynaklarının araştırılmasından kullanılmasına kadar uzanan özel hakların tümüdür.
Su ve rüzgar enerjisi kavramlarının dahil edildiği MEB, deniz kıyısından 200 deniz mili dışına kadar uzanır.

"Kıta sahanlığı, deniz tabanı üzerinde ve altındaki cansız kaynakların araştırılması, çıkarılması ve
işletişmesi için kıyı devletlerine gemen haklar tanırken,
'Münhasır Ekonomik Bölge'de (MEB) kıta sahanlığında bulunan canlı olmayan doğal kaynaklara ilave olarak,
kıta sahanlığı üzerinde bulunan su kütlesindeki canlı doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi, korunması ve
idaresi konularında kıyı devletine egemen haklar tanınmaktadır."