Gönderen Konu: ORTA YOL'u bir türlü bulamadık.  (Okunma sayısı 81 defa)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 3416
    • OKUDUN MU
ORTA YOL'u bir türlü bulamadık.
« : 10 Mart 2019, 10:49:26 »
SINIF Mücadelesinde ORTA YOL'u bir türlü bulamadık.
Sosyalizm şöyle GÜZELLİKLERE sahip idi
ORTA YOL sağlanamadığından başarılı OLAMADI.
SINIF'ların üstünlüğünü kaldıracağız derken,
proleter bürokrasi sınıfı ortaya çıktı ve onun dikta eğilimi.

wiki'den özet alıntı (sosyalizmin temeli)
Özetle sosyalist ekonominin temel prensipleri şunlardır:

1. Üretici güç olarak emek öne çıkar.

2. Devletçi ekonomi (üretim araçlarında devlet mülkiyeti) esastır.

3. Merkezi planlama vardır.

4. Kamu Yararının (genel hukukun / kamu hukukunun) ön plana çıkması çok belirgindir.

5. Tek partili siyaset tercih edilir, çünkü sınıflı toplumlarda olan burjuva siyasetinde olan siyasal yapının işçileri böldüğü görüşü savunulur.

Marksist felsefeye göre toplumların çeşitli sınıflardan oluştuğu gerçeği dikkate alınır ve
hangi sosyal sınıfın yönetime egemen olması gerektiği ve
asıl üretici gücün hangi sınıf olduğu sorusundan hareket edilir.
 
Bu yaklaşıma göre tarih, aslında sınıf mücadelelerinin toplamından ibarettir.
İşçi Sınıfı (proleterya)’nın egemenliği esastır, halk her yerde (fabrika, okul, çiftlik vb.) kendini yönetmek üstüne yönetim şeklini belirler.
İşçi sınıfına özel bir önem verilir, çünkü emeği ile üreten ve toplumu kalkındıran sınıftır.

Bankacılık sistemi etkin değildir, çünkü ihtiyaç duyulmaz.
Faiz büyük oranda ortadan kalkmıştır.

Sosyalist sistemler kurulduktan sonra değişik aşamalardan geçebilir;

1. Önce üretim araçları devletleştirilir. Özel sektör üretimden dışlanır.

2. Yabancı sermaye dahil, tüm özel sektör kamu kurumuna dönüştürülmüştür. Özel sektöre gerek yoktur.

3. Daha sonra gayrimenkuller (evler, arsalar, araziler) devletleştirilir. Sömürüye yol açtığı için özel mülk sahibi olunamaz.

4. Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir. Karşılığında kira almaz.

5. Temel hizmetler (elektrik, su, telefon, toplu taşıma, okul, sağlık) ücretsiz hale gelir, çünkü bunlar üzerinden kendini zenginleştirecek bir sınıfa izin verilmez.

6. Zaten devletleştirilmiş olan bu hizmetlerin kamu yararına ücretsiz hale kullanılır.


Sosyalist rejimlerin genel özellikleri
Tek partili rejimlerdir. Bu partinin adı çoğu zaman sınıfsız topluma gidecek komünist toplumu hedeflediğinden “Komünist Parti”dir (SSCB gibi).
Fakat zaman zaman çeşitli ülkeler değişik isimler kullanmıştır,
örneğin “Sosyalist Parti”, "İşçi Partisi" (Kuzey Kore gibi) veya "Emek Partisi" (Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti gibi).

Devlet ve parti örgütü ayrı ayrı iki koldan en küçük yerleşim birimlerine kadar indirilmiştir ve
yönetime üretici güçler nezdinde katılımcılık vardır.

Eleştiriler
Batı parlamenter sistemlerin (sosyalist literatürde bunlara burjuva sistemler denilmektedir) iddia ettiği birtakım olumsuz yönleri bulunmaktadır.

Bunlar genel olarak 3 ana grupta toplanmaktadır:

1. Baskıcı ve antidemokratik uygulamalar bulunduğu iddiası.

Sosyalist sistemler genelde kendilerini şu şekilde savunmaktadır:
"Burjuva sistemlerinde parasal güç kadar 'güçlü' birey vardır."
Dolayısıyla sosyalist sistemler tarafından da burjuva sistemleri antidemokratik olarak mahkûm edilirler.

2. Dine yönelik uygulamalar olduğu iddiası.

Sosyalist toplumlarda din doğrudan karşıya alınmaktan ziyade,
egemen sınıfın bir sömürü aracı haline getirildiği ölçüde karşıya alınmıştır.

Sosyalist rejimler de (özellikle SSCB) bu durumu da
"Burjuva sistemleri bunu 'komünist sistemler din olgusuna karşılar' şeklinde çarpıtıp, din ile sömürmeye devam etmeye çalışıyorlar.

Biz dinlere değil, dinlerin sömürü aracı olması durumuna karşıyız." tezi ile açıklamaktadır.
Buna paralel olarak sosyalist toplumlardaki egemen görüş
"Din olgusunun egemenlerin elinden alındıktan sonra tarihsel olarak incelenmesi"
gerektiğidir.

“Din Toplumun Afyonudur” sözü ile
Karl Marx hangi şartlarda haklı durumda oluyor.
Neydi Marx’ın iddiası? TIKLAYABİLİRSİNİZ

3. İçe kapalı ekonomiler sebebiyle bilimin gelişmediği iddiası.

Bu da sosyalistler açısından "Emperyalist saldırganlık ve ekonomik ablukaların unutulduğu" şeklinde açıklanan bir iddiadır.
Sovyetler Birliği'nin bilimi kullanarak kendi imkanlarıyla uzaya çıkması ve birçok alanda bilimsel keşifler yapması, bu iddiaya cevap niteliğinde kullanılmaktadır. (forum notu: wiki'de böyle denmiş ancak verimlilik dikkate alınmamış. Bahsi geçen alanlardaki başarı, rejimin  propagandası ve savunma gücüne sahip olmak amaçlı olduğundan, doğal verimlilik hesapları dışında görülmüştür, yakalanan başarı doğal seyir ile değil, aşırı zorlamalı harcamalar ile sağlanmıştır. Özel mülkiyet olmadığından Fıtratın getireceği rekabet de yoktur, yani insanda var olan bu rekabet duygusu israf edilmiştir.)

* * *

Komünizm (Latince kökenli communis - ortak, evrensel);
üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu
(sadece üretim araçlarının ortaklığına dayanan sosyalizmden ayırt edilmesi gerekir)
sınıfsız, parasız ve devletsiz
bir toplumsal düzen ve
bu düzenin kurulmasını amaçlayan toplumsal, siyasi ve ekonomik bir ideoloji ve harekettir.

(forum notu: Komünizm, diyalektik prensibince, uygulamada Sosyalizm'den bir sonraki adımdır, ancak uygulamada Sosyalizm'den öteye geçilemeyip sosyalizm aşamasında iken uygulama son bulmuştur. Adı komünist denen herhangi bir ülke uygulamada sosyalizmin ötesine geçememiştir. 1871'de 2 aylık bir Paris Komünü denemesi acı son ile bitmiştir)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 3416
    • OKUDUN MU
Ynt: ORTA YOL'u bir türlü bulamadık.
« Yanıtla #1 : 10 Mart 2019, 11:45:09 »
Meta (Marx'ın tanımı ile)

Kapital'in başlangıcını oluşturan konudur. Teorisinin çıkış noktası bu kavrama verdiği anlam üzere kuruludur.
Kapital 1 Kitabı https://www.marxists.org/turkce/m-e/kapital/kapital1.pdf
"Meta" yı "toplumun en temel hücresi" olarak görür.

Marx, metayı bu bağlamda,
kapitalist toplumsal yapının çözümlenmesinin merkezine koyunca klasik iktisadın ötesine geçer.

Kapitalizm bir meta üretimi sistemidir,
bu yapısı gereği her şeyi metalaştırır,
her şey para aracılığıyla kullanım değerinin ötesinde değişim değeri dolayısıyla da üretilir.
Marx, bu noktada metanın değişim amacıyla üretilen bir şey olduğunu söyler.

Marx'ın tanımında META,
kullanım amacıyla üretilen nesneler ya da kullanım değerinden ibaret olan maddeler meta değildirler;
ancak başka bir ürünle değiştirmek
ya da satmak için bir şey yapılırsa,
yani nesnede bir değişim degeri söz konusu ise,
o nesne bir metadır.

(forum notu: bu tanımlama şekli, aslen bilimsel olmaktan çok
daha ileride, birileri tarafından çıkar amaçlı meta sınıflandırması yapmalarına sebep olur)

Karl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Parti Manifestosuna göre
Komünist Parti Manifestosu kitap http://www.kurtuluscephesi.com/orjinal/manifesto.pdf veya
https://www.marxists.org/turkce/m-e/1848/manifest/kpm.htm
özel mülkiyete dayalı kapitalist toplumun yerine meta üretiminin son bulduğu komünist toplum gerçektir.

Marx'ın İTİRAZ ETTİĞİ DENKLEM => TIKLAYABİLİRSİNİZ