Gönderen Konu: Papaz, Peder, Abuna, Pastör, Rahip ve buna benzerleri  (Okunma sayısı 368 defa)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4425
    • OKUDUN MU


Maça Papazı (Hz Davud) 3 din için müşterek değer
(Aslında DİN tek dir, mertebeler vardır)
Forum Notu

Papaz, Peder, Abuna, Pastör, Rahip ve buna benzerleri
Jozef Naseh
Arkeolog
https://www.facebook.com/jozef.naseh/posts/10155899743226864


HAFTA SONU SOHBETLERİ…

PAPAZ KAÇTI
Durun, durun, hemen heyecanlanmayın!.. PAPAZ (!) BRUNSON’dan söz etmiyorum.
Zaten o da papaz değil; pastörrrrrr!..
Kafanız karıştı değil mi?
Haklısınız.

Hıristiyan inanç kültürüne uzak olanlar bu farklılığı anlamakta zorlanırlar.
O zaman bu konudaki bilgi dağarcığımı zorlayarak, dilim döndüğünce bu farklılığı anlatmaya çalışayım.

Papaz, Peder, Abuna, Pastör, Rahip ve buna benzer eşdeğerde olan makamlar,
dini merasimleri yönetme yetkisine sahip olan kimliklerdir.
Temel görevleri sakramentleri (dini öğreti gizemlerini) yönetmektir.

Yaptıkları hizmet itibari ile -her ne kadar birbirlerine benzeseler de- temsil ettikleri inanç kültürü açısından,
kendilerini, farklı siyasal ve sosyal örgütlenmelerin yöneticisi olarak tanımlarlar.

Türkçe’de “Papaz” olarak kullanılan kelimenin kökeni, Yunanca “Pappas (Baba)” kelimesinden gelmektedir.
Genellikle Anadolu, Yunanistan ve Rum Ortodoks etkileşimi altında olan örgütlenmeler tarafından kullanılır.

Türkçe’de “Peder” olarak kullandığımız kelimenin kökeni, Latince “Patrem (Baba)” kelimesinden gelmektedir.

Bu kelimeyi daha çok Papalığa bağlı örgütlenmeler ile Katolik inanç kültürü etkileşiminde olan örgütlenmeler kullanır.

Abuna” Arapça’da “Baba” demektir.

Sakramentlerini Arap dili ile yapan Hıristiyan topluluklar genelde bu adı kullanırlar.

Antakya Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne inanç kültürü ile bağlı olan, Mersin ve Hatay yöresinde yaşayan Hıristiyanlar, sakrementi yönetene “Abuna” derler.

Pastör”, Protestan inancına bağlı örgütlenmeler tarafından dini lideri tanımlamak için kullanılan isimdir.

Ortodokslar da Katolikler de bu sanı asla kullanmazlar!..

Nereden nereye geldik?
“Papaz kaçtı”dan yola çıktık, az kalsın papazlarla “papaz olma” duvarına toslayacaktık.

Neyse, biz asıl konumuz olan “Papaz Kaçtı”ya dönelim…
“Papaz Kaçtı” isminde bir iskambil oyunu olduğunu biliyorsunuzdur veya en azından duymuşsunuzdur.

Size bundan söz edeceğim; asıl konumuz bu.

Bu oyun, tek deste oyun kâğıdı ile oynanır.
Her destenin içinde “As” ile başlayan, papaz, kız, oğlan, onlu…
ikiliye kadar giden, her biri 13 adet (12+1 …!) olan, kupa, karo, maça ve sinek amblemli toplam 52 oyun kâğıdı bulunur.
Oyun genellikle; 2, 3 veya 4 kişi ile oynanır.
Biraz daha fazla kişiyle de oynanabilir ama oyunun heyecanı azalır.
Oyuna başlamadan önce, 52 kâğıdın içinden kupa, karo ve sinek papazları çıkarılır.
Maça papazı oyun destesi içinde kalır.

Bu yöntemi genellikle; vaat edilmiş toprakların kültürel etkileşim alanında olanlar kullanılır.
Bu toprakların dışında kalan yörelerde ise maça papazı yerine kupa papazı oyuna dahil edilir.

Bunun nedeni,
iskambil kâğıtlarında bulunan papazlara yüklenen simgesel tanımlamalardır.

Bunu sizlere aşağıda yapacağım açıklamalarla daha iyi anlatabileceğimi düşünüyorum.

Şimdi biz oyunumuza tekrar dönelim.
Desteden üç papazı çıkarınca geriye ne kalır? 49 (52–3) kâğıt, değil mi?
49 sayısı gizem biliminde çok önemli bir sayıdır!
Bunu felsefe dili ile açıklamak için bu sütunlar yeterli değil.
Umarım ileriki günlerde “sayıların gizemi” ile ilgili bir yazı yazma olanağını bulursam, bu konuyu da işleyeceğim.
Ama burada, en basitinden olanı işlemek istiyorum.

49 sayısının rakamlarını topladığımızda 13 (4+9) eder;
bakın 13 rakamı gene karşımıza çıktı.
“12 + Maça Papazı = 13” diyebilir miyiz?
Deriz, neden olmasın?

O halde oyunumuza başlayabiliriz.
Oyuna katılan herkese eşit sayıda kâğıt dağıtılır.
Kâğıdı dağıtan da 1 fazla kâğıt alır.
Herkes elinde bulunan benzeş kâğıtları diğer oyuncuların görebileceği şekilde eşleştirir ve ortaya atar.
Ellerinde birbirinin eşi olmayan kâğıtlar kalır.
Bu arada Maça Papazı oyunculardan birinin elindedir.
İlk kâğıt dağıtılan, kâğıdı dağıtandan, kimsenin göremeyeceği şekilde kapalı bir kâğıt alır.
Aldığı kâğıt elindekilerle eşleşiyorsa, eşleştiği kâğıt ile birlikte herkese göstererek ortaya atar.
Bu döngü eldeki çiftleşen kâğıtların bitimine kadar sırayla devam eder.
En sonunda birinin elinde Maça Papazı kalır!

Hep birlikte “Papazı buldu!” deriz.
Kendi aramızda koyduğumuz ceza-i kurallar çerçevesi içinde ona yaptırım uygularız.

Örneğin hiç hoşlanmadığı bir davranış biçimini yapmasını veya sevmediği bir sözü ondan söylemesini isteriz.
Bu, oyunun ceza vermekle bilinen bir yüzü.
Bir de ödüllendirme ile ilgili bilinmeyen diğer bir yüzü daha var.

Bilinmeyen bu yüzü, gelin, simgesel dili kullanarak birlikte çözelim.
Ama daha önce iskambil kâğıtlarında bulunan papazlara simgesel dilde ne anlam yüklendiğine bir bakalım.

KUPA PAPAZI, Kral Şarlaman'ı (742–814 ) simgeler.
Bu zat-ı Muhteşem;
Büyük Charles olarak da bilinir.

Aynı zamanda Roma–Cermen İmparatorluğu’nun kurucusudur.
Bu yüzden batı kültüründe bir kahraman olarak kabul edilir.
Hıristiyanlığı yayma başarısından dolayı, İmparatorluk Tacı, bizzat Papa tarafından giydirilir.

KARO PAPAZI, Jül Sezar’ı (M.Ö. 100–44 ) simgeler.
Romalı güçlü bir asker ve önemli politik bir liderdir.
İktidarı ele geçirmek için tek başına mücadele vermiş ve başarabilmiştir.
Bu başarısını da “Geldim, gördüm, yendim” sözleri ile taçlandırmıştır.
Bu yüzden ömür boyu diktatör unvanına sahip tek liderdir.

Roma Cumhuriyeti’ni imparatorluğa dönüştürdüğü için batıda çok saygınlık görür.
Ne yazık ki bütün bu eylemlerine karşılık,
Senato giriş kapısında en çok güvendiği aristokrat arkadaşı Brutus ve taraftarları tarafından hançerlenerek öldürülür.

Dedikodu gibi olacak ama Mısır kraliçesi Kleopatra ile yaşadığı aşk günümüze kadar hala dillendirilir.
Ama benden duymuş olmayın; bu sadece tarihi bir dedikodu!…

MAÇA PAPAZI, Hz. Davud’u (M.Ö. 1040–970 ?) simgeler.
Hz. Davut, İslami kaynaklarda, Peygamber, kral ve güçlü bir komutan (asker) olarak kabul edilir.
Hıristiyanlık kaynaklarında ise İsrail oğullarının Hz. Davut’a yükledikleri ek kimliklere ilaveten,
Hz. İsa’nın soyu, (14x3= 42 soy öncesine kadar) Hz. Davut’un soyuna dayandırılır.
Bu bilgi İncil’de geçmektedir.

İsrail oğullarının kaynaklarına göre 3. Kraldır.
Şaul’ün ölümünden sonra oğlu kısa bir süre krallık yapar;
ardından Hz. Davut kral olur.

Kimi kaynaklarda da 2. Kral olarak kabul edilir.
Önemli bir şairdir.
Yazdığı 150’ye yakın şiiri (mezmurlar) bulunmaktadır.
Adil bir kral olarak kabul edilir.

“Dev Savaşçı” olarak bilinen Filistinli Goliath ‘ı sapanı ile attığı taş ile öldürmüştür.
Bakın, Filistinli çocuklar şimdi sapanla taş atarak aynı mücadeleyi simgesel dille yapıyorlar!
Bu yüzden kutsal yağ ile (gizem dilinde zeytinyağıdır) mesh (arındırmak ?) ederek,
İsrail oğulları onu kahraman ve ölümsüz bir kral olarak algılar.

Hz. Davut, Kudüs kentini ele geçirir.
Başkenti, Hebron’dan Kudüs’e taşır.
Dağılmış olan on iki İsrail kabilesini bir daha toparlar (12 + Hz. Davut).
Hz. Yakub’tan beri seyyar çadır içinde gezdirilen Ahit Sandığı (kutsal emanet ve bilgiler) için
Tanrı adına görkemli bir mabet yapmaya karar verir.

Ama bu mabedi yapmaya ömrü yetmez.
Bunu yapmak oğlu Süleyman’a kısmet olur.
Hz. Davut için bu kadar yeterli bilgi yeter.

Konuyu daha fazla dağıtmadan Sinek Papazı’nın ne anlam taşıdığına bakalım…

SİNEK PAPAZI, Makedonyalı Büyük İskender’i (M.Ö. 356-323) simgeler.
Büyük İskender, İssos ‘ta (Hatay–Dörtyol ilçesinin deniz kenarında bulunan antik kent; BP’nin bulunduğu alan civarı)
Pers Kralı Darius ile yaptığı savaşı kazanarak Hindistan sınırına kadar olan bölgeyi egemenliği altına alır.
Amacı batı ve doğu kültürlerinin karışımı olan bir dünya imparatorluğu kurmaktı.
Ama yüz yıllar sonra bu toprakların savaş bataklığına dönüşeceğini nereden bilebilecekti ki?!

***
Şimdi gelin bu simgeleri birlikte yorumlayalım.

Oyunumuz “Papaz Kaçtı”.
O halde ne yapmamız lazım?
Kaçan papazı bulmamız lazım.
Bulunca bize hayır mı, şer mi getirecek? Ona bakalım.

Önce “Sinek Papazı”ndan başlayalım.
Sözünü ettiğimiz topraklarda, Helenler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar büyük imparatorluklar kurmuşlar ve yönetmişlerdir.
Bu imparatorlukların hepsi, dil, din ve coğrafi olarak parçalanmış ve dağılmıştır.

Bunların yerine, bu toprakları yönetmek ve dizayn etmek üzere,
bu toprakların dışında beşinci imparatorluk olarak Avrupa Birliği kurulmuştur.
Yani Büyük İskender İmparatorluğu!...

Bizler Avrupa Birliği’nin düşünce sisteminde varız.
Ama kültüründe olmadığımız için Avrupa Birliği’ne girişimizi hayal etmenin bile ne kadar gerçekçi olduğunu iyi sorgulamak gerekir.
En iyisi kendi bataklığımızı kurutup uygarlaşma yolculuğuna yoldaşlarımızla birlikte çaba sarf ederek devam edelim.
Bu yüzden Sinek Papazı’nı oyun dışına bırakalım.
Ve yolumuza devam edelim.

Şimdide “Karo Papazı”nı birlikte yorumlayalım.
Sezar, ülkesini, cumhuriyetten imparatorluğa taşımasına rağmen, en yakın arkadaşı Brütüs tarafından hançerlenmiştir.
Sonunda hançerlenecek bir imparatoru neden oyuna dahil edelim?
O zaman Karo Papazı’nı da oyun dışı bırakalım.

Eveeeet, geldik “Kupa Papazı”na…
“Büyük Charles’i simgeler” demiştik ya!

Ne yapmıştı bu zat-ı muhterem?
Roma-Cermen İmparatorluğu’nu kurmuştu.
Yani Avrupa Birliği’nin kuruluş düşüncesinin babasıydı. (Fransa–Almanya çifti, Avrupa Birliği’nin kurucu öncüleridir.)

Bu Charles, Hıristiyanlığı yaydığı için taçlandırıldı ise…
Demek ki onu seçmek de hepimizin ortak hayrına değil.
Onlar, Kupa Papazı’nı oyuna dahil etsinler; papazı bulsunlar, hayrını görsünler!

Zaten bizi de papazın bulunduğu mabetlerine almazlar.
En iyisi biz, Kupa Pazazı’nı da oyun dışı bırakıp, kendi mabedimizi yapana dönelim

Ne demiştik? “Simgesel dille Papaz Maça, Hz. Davut ‘u simgeler!”
İsrail oğulları için bir kahraman ve ölümsüz bir kral.
Hıristiyanlar için, Hz. İsa’nın soyunu dayandırdığı, kök inançlarının temelini atan taçlandırılmış bir kral.
Müslümanlık inancına göre, Peygamber, kral ve insanlık için savaşan kahraman bir asker.

O zaman Hz. Davut, tek tanrılı üç inancın ortak paydalarını ifade eden bir kimlik değil midir?
Evet!
Ama “bu yetmez” diyorsanız, diğer ortak noktalara devam edelim…

Hz. İbrahim’ in mezarının bulunduğu topraklar, bu topraklar değil midir?
Davut’un oğlu Süleyman ilk mabedi bu topraklarda kurmadı mı?

Hıristiyanlar için “kutsalların kutsalı” sayılan KIYAMET Kilisesi burada inşa edilmedi mi?

Hz. Muhammed (s.a.v.), bir gece, Burak atı ile Mekke’den Kudüs’e giderek Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkmadı mı?

Daha ne olsun?
Hepimizin ruhsal ve iman yolunun bağlantı kavşağı Kudüs kenti değil mi?

Bu kenti kim kurdu?
Hz. Davut!
Neyle simgeleştirdik? “Papaz Maça” ile!
Papaz Maça, güç sırasına göre kaçıncı sırada?
1-KUPA , 2-KARO, 3-MAÇA (Hz. Davut - 3. Kral ) ve 4-SİNEK…

Şimdi oyunumuza dönelim.
Dileyen hangi papazla oyuna katılacaksa katılsın.
Sonuçta Papazı Bulacaktır!

Ama benim tercihim, Hz. Davut’u simgeleyen Papaz Maça ile oynamaktır.

Sevgili Dostlar,
Bu anlattıklarımı, inancınızla değil, inanç kültürünüzle yorumlamanızı dilerim.
Çünkü anlattıklarımın tümünü simgesel dille ifade etmeye çalıştım.
Düşünün ve insanlığın gelişimsel sürecini kendi bilgi birikiminiz ile yorumlamaya çalışın!
Sağlıcakla kalın!..

Jozef Naseh
Arkeolog