Gönderen Konu: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.  (Okunma sayısı 9535 defa)

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU


DOĞRU SÖZ'e TAHAMMÜLSÜZ şeyh'ler için..
5 Oca 2019






Allah, pisliği, AKLINI İŞLETMEYENLER üzerine ATAR (indirir)
Yunus Suresi - Ayet: 100

* * *

“Din Toplumun Afyonudur” sözü ile
Karl Marx hangi şartlarda haklı durumda oluyor.
Neydi Marx’ın iddiası? TIKLAYABİLİRSİNİZ

Hele bir AKL ET; anında MUTEZİLEsin
https://youtu.be/uZcAngWzVIw?t=18m14s

* * *
Tarihi bir olayı "alıntı" ile kısaca hatırlayalım;
https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/mescid-i-dirar
Mescidi DIRAR (Zarar Mescidi)
Münafıklarca Medine'de inşa edilen mescit.
Müslümanlara zarar verme amacıyla yapıldığı için Kur'an'da Mescid-i Dırâr olarak nitelenmiş ve daha sonra bu adla anılmıştır.
Hz. Peygamber (as), münafıkların amacını bildiren vahiy üzerine bu mesciti yaktırarak müslümanlar arasında fitne kaynağı olmasına izin vermemiştir.

Medine'de münafıklar, İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için İslâm devletinin takibinden kendilerini koruyacak, gizli çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı.
Aslen Medineli olduğu halde, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicret etmesi üzerine İslâma ve Hz. Peygamber (s.a.s.)'e düşmanlığı ve hışmı dolayısıyla önce Mekke'ye daha sonra da Bizans ülkesine giden Ebû Âmir er-Râhib/el-Fâsık (Hz. Peygamber, onun er-Râhib lakabını el-Fâsık şeklinde değiştirmiştir) irtibatlı bulunduğu Medine'deki münafıklara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiye ve tahrikinde bulundu.

Bunun üzerine münafıklar, 9/630 senesinde Medine'de Sâlim b. Avf Oğullarının bölgesinde Kubâ Mescidi'ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler.
Bundan sonra Hz. Peygamber'e müracaatla içlerinden yaşlıların ve özür sahiplerinin devamlı merkezdeki Medine Mescidi'ne gelemediklerini, bazen yağmurlu ve soğuk günlerde kendilerinin de cemaata katılamadıklarını, bu sebeple kendi bölgelerinde namazı cemaatla kılabilmek üzere bir mescit inşa ettiklerini belirterek, mescitlerine gelip namaz kıldırmasını ve böylece bu mescitin açılışını yaparak resmen tanınmasını istediler.
Bu sırada Hz. Peygamber (s.a.s), Tebûk Gazvesi'nin hazırlıkları ile son derece meşguldü ve sefere çıkmak üzere idi.
Bu sebeple kendisine müracaat edenlere, ancak seferden döndükten sonra mescitlerine gelebileceğini belirtti.

Fakat Hz. Peygamber (s.a.s), Tebük Seferinden dönerken Medine yakınlarında Tevbe Suresinin 107-110. ayetleri nazil oldu.
* * *

Evet, Allah Resulü (as) fitne hazırlığını nasıl bilebilirdi?
- Ya kendi gözü ile görecek idi. (Bu olmadı)
- Ya birisi gelip durumdan haberdar edecek idi. (Bu olmadı)
- Ya da VAHİY ile bilgilendirilecek idi. (Bu OLDU, Tevbe Suresi 107~110)

Bugünün cemaatlerinin başındaki ZAT'ı MUHTEREM'lerinin çoğunda
ve ONLARA TABİ olanlarda
TEK SESLİLİĞE TABİİYETİ gözlemliyoruz.
Yalnız HÜKÜMET HAVUZ MEDYASI ile haber olarak BESLENMEKTELER..
Oysa neleeer oluyor NELER...
Bu durumda HABIYR ismi kendilerinde YETERİNCE AÇIĞA ÇIKMIYOR.

Dinlemeyecekler.. Biliyoruz..
Bu SEBEPLE..
Durumlarını da GÖREMEZLER ama
YAZMAK, UYARMAK, BİLDİRMEK VAZİFEMİZ.

Çabamız Neden?



Çünkü,
BU DURUMUN HÜKMÜ genelde..
FESİH - FINISH..
olarak KAYDA GEÇER

Eee, "ELİMİZDE DAHA İYİSİ YOK, ne YAPALIM"
derdinde iseler, ki çok kişi AYNI DERTTE..

Nebi'lerde olmayan YETKİ'yi
içi boş,
cahil birine VERMEK mi, "ÇOK ÖNEMLİ" dediğin.


Alttaki arkadaş AKP İstanbul eski İl Başkanı Selim Temurci
"HATA YAPTIK" ...

Ağustos 2019





»»» RECEP, LAZ KALFA gibi ve DONANIMSIZ.





Türkiye ZİKİR halinde.. yakında SECDE’ye gidecek.
Ağustos 2019




Neden mi  »»» HAYIR




Ülkeyi kutuplaştırmak
o ülkeye ATOM bombası atmaktan DAHA TEHLİKELİDİR.




Ne dedim ise TERSİNİ YAPARIM.
İŞTE Şeb-i Arus Anma Törenleri'nde SÖYLEDİKLERİM
(17.12.2014 - PİSLİKLERİNİN ortaya DÖKÜLDÜĞÜ 17 Aralık'dan 1 sene sonra )


https://www.ok.ru/video/1937449224741






İÇİ BOŞ, uyduruk bir adama NEBİ'den de fazla YETKİ VERDİLER
bu duruma DÜŞTÜLER



Şu ALTTAKİNİ UNUTMAYACAKLAR..
Doğruya DOĞRU
Yanlışa YANLIŞ demeyi
Bu, Allah ve Rasulü'nün emridir..
Her MERTEBEDE GEÇERLİDİR..
Bunu HİÇ unutmayacaklar.



NEBİ'ye hangi şatlarda BİAT EDİLMEZ..




* * *
"DECCALİYET"
Hadisi Şerif (Mealen) "Deccal'i anlayamayacağınızdan korktum"

Az açalım;
Mehdi konusunda çok az hadis vardır ve senedleri tartışılır hadislerdir.
Deccal konusunda ise çok sayıda hadis vardır ve senedleri gayet sağlamdır.
Millete bakarsan, "Mehdi" konulu tartışmalı hadisleri zorlar durur ama, sağlam olan Deccal konulu hadislere pek bakmazlar.

Hadisler;
* Deccal'in inançsız bir insan olduğunu SÖYLEMEZ.
* Hz Ömer bir seferinde efendimiz yanında olduğu halde iken İbn-i Sayyad'e
"vallahi sen deccalsin" dediği malumdur, efendimizin buna itiraz eden cümlesi olmamıştır.
* Farklı hadislerde deccal türlü şekillerde anlatılmıştır.
* Yine, "bütün nebiler ümmetlerini deccal fitnesi ile korkutmuştur" buyurulmuştur.

Bütün nebiler deccal fitnesi ile ikaz ettiğine göre (hiç görmeyecekleri kişi için ikaz olunur mu!..),
Ömer'in yeminine itiraz etmediğine göre ve
Efendimiz'in "Deccal'i anlayamayacağınızdan korktum" dediğini dikkate alır isek
Deccal bir adet kişi değildir. Ahir zaman gelecek olan büyük Deccal olarak onu hep 1 kişi zannederiz.

Oysa,
Bir insan;
Doğruya DOĞRU
Yanlışa YANLIŞ
demediği anda "DECCALİYET" noktasındadır.
Yani, kendisi o an, o durum için DECCAL hükmündedir.

Ne kadar DECCAL?
Cürmü kadar.
Cürmü ne kadar büyük ise o kadar DECCALİYET'i etkilidir.
Buradan bir şeyler değil, çok şeyler çıkarmamız mümkün.

Kimi zaman yeryüzünün çok alanını etkisine almış cürümler
DECCALİYET vasıflarını icraa etmişlerdir,
onlara zamanın deccali, asrın deccali, çağın deccali, bu kuşakların deccali diyebiliriz.
FETO gibi, SİYASİ kimlikler gibi.
DECCAL'in cürmü'nü aldığı fiili veya manevi DESTEK büyütür

DECCAL'e
* Büyük Fitne (büyük sınav)
* Çok YALANCI denir. (de-ce-le; çok yalancı)

Yalancı;
Sabah akşam yalan söyleyen anlamında değildir.
O tip insanlar her mahallede, her köyde vardır bilirsiniz.
"Haaa o mu, boşver onu, yalancının teki"
der, onu hemen biliriz.

Deccal'in yalancılığı ise böyle değildir, o öyle yalan söyler ki, AYIRT ETMESİ ÇOK ZOR dur.
Zaten FİTNE kelimesi "zorlanılan SINAV" anlamında kullanılır.

Yani Deccal öyle şeyler yapar, öyle şeyler söyler ki, ayırt etmekte çok zorlanırsınız. Onun yalancılığı bu şekildedir.

Bunları anlayabilirsek, konuya daha dikkatli bakmamıza yarayacaktır ve
"Deccal'i anlayamayacağınızdan korktum" Hadisi Şerif'ini daha iyi kavrayacağız.
.

.
NEBİ ne ola ki? TIKLAYABİLİRSİNİZ


* * *

Okumadığı Anayasaya EVET veya HAYIR diyor.
ŞEYH'i dedi diye. Sanki ŞEYH'i okudu..


Prof Osman Altuğ



İncilin ilk emri : Sev
Tevratın : Yaşat
Kur-an'ı : Oku

Hristiyan sevmedi.
Yahudi katil.
Müslüman cahil.

* * *

Temel Hoca, o yayınlar Tarikat ŞEYH'lerinin eğitimi için




AHaber'in "SİYASİ ANALİSTLERİ"nden daha iyiler.



* * *

GÖKTEN MELEK GELSE
bu SİSTEM ile bu MANTIK ile ÇÖZÜLEMEZ
ÇÖKÜŞ KAÇINILMAZ



* * *

NARKOZ’u çok anlattı da NARKOZLAYANLARI atladı.
Onlar “Din Adamları, ŞEYHLER” gibi zevatlar


* * *

Aman Canım ver gitsin.
Bunlar sadece çatışmayı hızlandırır Nisan 2015


* * *

"Alimlerden Hakkı söylemek ahdi alındı" (HŞ)
ALİM isen eğer, Recep'den değil ALLAH'dan korkacaksın.






Nebiler'den SÖZ ALINDIĞI gibi




Sahte Cennetlerde yaşayanlar..
Duyun-u Umumiye böyle bir şey işte.
Duyun-u Umumiye Uzanan Yol
OSMANLI BATARKEN NE YAPTIYSA AKP DE AYNISINI YAPIYOR!
Bu YOLDAN Dönmez ise sonuçlar da DÖNMEZ
Termometreye Bakıyormuyuz


* * *

24 Şubat 2018 EKİ

Fatih Nurullah'ın söyledikleri TAM İSABET. Çok çok iyi olur.
* * *
Öncelikle SİYASET'den UZAK OLSUNLAR. Ama HEPSİ, birisi DEĞİL HEPSİ
Takipçilerine SİYASİ öneriler YAPMASINLAR
İkide bir "İŞİMİZ SİYASET DEĞİL" deyip, diğer taraftan siyasi laflar SOKUŞTURMASINLAR
* * *
Bilmedikleri şeylerde BİLİR gibi KONUŞMASINLAR
Hele ki.. "Yol yaptı, şunu bunu yaptı" gibi... konularda..
Nasıl yaptı önce onu öğrensinler İSTİYORSAN => TIKLAYABİLİRSİN
Öğrenmek istiyorlar ise FARKLI SESLERE KULAK VERSİNLER. Ne pislikler dönüyor GÖRSÜNLER.
* * *
Biz malum şahsın işlerine "F-TİPİ" dediğimiz yıllarda..
sohbetlerinde, o kişiyi anarken "Fethullah Hocaefendi" olarak zikrettiğini hatırlasınlar
* * *
"Anayasalar Toplumsal Uzlaşma Metni"dir, toplumu bölerek ANAYASA yapılmaz, bunu iyi bilsinler.
Bilip de DELİL ile KONUŞANLARI da KOVMAK yerine SAYGI göstersinler
* * *
Kendilerine sorarsan, yanlış da olsa HEP HAKLILAR
Kendilerini KÜÇÜK DÜŞÜRMESİNLER
İşgal ettikleri NEBİ VERASETİ'ne HALEL GETİRMESİNLER
Aksi halde Bİ TE CEK LER




ELİNE SOPA ALANLAR = FİKİR ile BAŞEDEMEYENLER'dir






Peygamber yerine geçen Hocalar..
Bu halkın başına ZAHMETLİ oldu...
Yunus Emre
Yunus Emre (Bölüm 42) LİNK



ŞEYH’lerin “yeterince TAKİP etmeyip”
TEHLİKE’yi anlayamadığı ZAMANLARDAYIZ
SİYASET’den UZAK DURMALILAR





Hak Hukuk da ne imiş.. O bir "DİN ADAMI".
Hanımları dahil "KUTSAL"dır
Onlar HATASIZ bir İLAH.
Onların hatası, ÖTEKİNE cezası. Hep aynılar.
Millet onları iyi biliyor da.. onlar KENDİ durumunu BİLMİYOR.


Din adamı ise O, bir “KUTSAL”dır..
Laf aramızda Hanımları da öyle..
Sakın.. KAFASINI ATTIRMA.
Hak ne imiş. Hukuk ne imiş, geç onları....

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #1 : 18 Şubat 2018, 17:17:47 »
Peygamberler kusur işler (ayet ile sabit),
Hoca'lar kim ise, kusur işlemez.


İşte bizim hikayemiz, böyle saf böyle temiz(?)
İslamoğlu'nu neden dinlemeyelim(?), bunları DUYMAMAK için mi..



TAHA Suresi - 121    ...  Ve Âdem, Rabbine asi oldu, böylece azdı.
KASAS Suresi -15     ...  Mûsâ da ona bir yumruklayıp onu öldürdü.
KASAS Suresi -16      ...   Mûsâ, “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet” dedi.

SAD Suresi - 24        ...  Derken (Davud) Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
SAD Suresi - 25        ...  Böylece ona mağfiret ettik.
SAFFAT Suresi - 140 ...  kaçak bir köle gibi, yüklü bir gemiyle kaçmıştı (Yunus).




Sana “DAVUD’un HABERİ” geldi mi?



Üstünü örtünce sanki yok olacak..
"Bağdat'da muhalif düşünen bırakmıyorlar..."
Diğer taraftan CİHAD(?) adı altında müslüman olmayan ahaliye olmadık ZULÜM yapıyorlar
Yörenin KADINLARINA bu benim MALIM deyip TECAVÜZLERE kadar
Bu İSLAM mı !!

Bu gün de "HAYIR'cıların KARILARI HELALDİR" diyen ZÜPPELER aynı şeyi YAPMIYOR MU..






Cengiz Han (torunu Hülagu) ile gelen MUSİBET ne idi..
Müslümanların(?) TANRISI korumaktan ACİZ Mİ idi..

BAĞDAT niye yerle bir oldu DÜŞÜNMÜYOR MUSUN =>   TIKLAYABİLİRSİNİZ

Buhari hakkında kurulan engizisyon.
Ahmet Bin Hanbel'in talebesi Zühli.
Mustafa İslamoğlu mustafa islamoğlu

Zühlî’nin adı, Buhârî ile aralarında geçen halku’l-Kur’ân tartışmasından sonra Buhârî’nin Nîşâbur’dan çıkarılması ve ardından hastalanarak vefat etmesiyle sonuçlanan olay sebebiyle ön plana çıkmıştır. Buhârî 250 (864) yılında Nîşâbur’a gelince büyük ilgiyle karşılanmış, hocası Zühlî talebelerine Buhârî’yi karşılamalarını söylemiş, kendisi de onu karşılayanlar arasında yer almıştır. Ayrıca etrafındakileri Buhârî’ye kelâm konularında herhangi bir şey sormamaları yönünde uyarmış, Buhârî’nin kendi görüşlerine aykırı bir fikir beyan etmesi halinde aralarında ihtilâf çıkacağını, bunun da Horasan’daki Hâricî, Râfizî, Cehmî ve Mürciîler’i sevindireceğini belirtmiştir. Buna rağmen kalabalık bir sohbet ortamında Buhârî’ye Kur’an’ın lafzının mahlûk olup olmadığı sorulmuş, o da insanların Kur’an’ı telaffuz etmelerinin onların fiili olduğunu, fiillerin de Allah tarafından yaratıldığını söylemiş, bunun üzerine kalabalık arasında ihtilâf çıkmış, daha sonra da yaşanan olumsuzluklar yüzünden Buhârî Nîşâbur’u terketmek zorunda kalmıştır. Buhârî, Zühlî ile arasındaki Kur’an’ın mahlûk olup olmadığı meselesine dair görüş ayrılığını açıkladığı Halķu efǾâli’l-Ǿibâd adıyla bir eser kaleme almıştır.

Kur’an’ın mahlûk olduğunu savunan kimsenin imandan çıkacağını söyleyen Zühlî bu konuda tevakkuf etmenin de küfür sayılacağını ileri sürmüş, Kur’an okuyan kişinin telâffuzunu mahlûk kabul edenlerin bid‘atçı olduğunu, onlarla aynı mecliste oturulup konuşulamayacağını, dolayısıyla Buhârî’nin meclisine gidenlerin de Kur’an’ın mahlûk olduğu görüşüne sahip olmakla itham edilmesi gerektiğini bildirmiştir. Zühlî bu sözleriyle İmam Müslim ve Ahmed b. Seleme hariç insanların çoğunun Buhârî’nin meclisine katılmasını engellemiştir. Zühlî bununla da kalmayıp Buhara Emîri Hâlid b. Ahmed’e bir mektup yazmış ve Buhârî’nin oradan da sürülmesine yol açmıştır. Rey’e gönderdiği diğer bir mektupla da Ebû Hâtim ve Ebû Zür‘a’nın Buhârî’nin hadislerini terketmelerini sağlamıştır. Buhârî, Zühlî’nin bu yaptıklarına rağmen el-CâmiǾu’ś-śaĥîĥ’ine onun rivayet ettiği otuz dört hadisi almıştır (İbn Hacer, IX, 516). Ancak “Śavm, Cenâǿiz, ǾItķ ve Ŧıb” gibi bölümlerde yer verdiği bu hadislerin çoğunda tedlîs yapmış, Zühlî’nin adını açıkça anmak yerine ondan bazan Muhammed, bazan Muhammed b. Abdullah, bazan da babasının dedesine nisbetle Muhammed b. Hâlid diye söz etmiştir.


* * *

YALAN!.. İmam-ı Azâm'a uyduklarını söylemeleri YALAN..
İslam Dünyası’nın aydın geçinenleri
“YAL”ını yiyor, Suyunu içiyor, ayağını uzatıp yatıyor



Yunus 100 - Mealen;
Allah, pisliği, AKLINI İŞLETMEYENLER üzerine ATAR (indirir)

"AKL" kelimesi neden yalın halde kullanılmaz (Kuran'da)


İmamı Azam'a uyduğunu söyleyen yalancılar.
Ebu Hanife "emevilik ile mücadele etmek dinin imanın icabıdır" der,
sonra da Abbasiler için aynı fetvayı vermiştir.
Muaviye'nin dini Muhammed'in (as) dini değildir.




AKLETMEYENLER - TAĞUT - TUĞYAN

Batı vicdanı terketti, müslümanlar da AKLI TERKETTİ (M İkbal)




Recep, Erkek Deve'ye DİŞİ dediyse.. doğrudur


* * *

Hoca'lar her şeyi bilir, kusur işlemez.
Nebiler? Onlar bilemiyebilir, yanılabilir




MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #2 : 24 Şubat 2018, 05:46:28 »
Fatih Nurullah'ın söyledikleri TAM İSABET. Çok çok iyi olur.
* * *
Öncelikle SİYASET'den UZAK OLSUNLAR. Ama HEPSİ, birisi DEĞİL HEPSİ
Takipçilerine SİYASİ öneriler YAPMASINLAR
İkide bir "İŞİMİZ SİYASET DEĞİL" deyip, diğer taraftan siyasi laflar SOKUŞTURMASINLAR
* * *
Bilmedikleri şeylerde BİLİR gibi KONUŞMASINLAR
Hele ki.. "Yol yaptı, şunu bunu yaptı" gibi... konularda..
Nasıl yaptı önce onu öğrensinler İSTİYORSAN => TIKLAYABİLİRSİN
Öğrenmek istiyorlar ise FARKLI SESLERE KULAK VERSİNLER. Ne pislikler dönüyor GÖRSÜNLER.
* * *
Biz malum şahsın işlerine "F-TİPİ" dediğimiz yıllarda..
sohbetlerinde, o kişiyi anarken "Fethullah Hocaefendi" olarak zikrettiğini hatırlasınlar
* * *
"Anayasalar Toplumsal Uzlaşma Metni"dir, toplumu bölerek ANAYASA yapılmaz, bunu iyi bilsinler.
Bilip de DELİL ile KONUŞANLARI da KOVMAK yerine SAYGI göstersinler
* * *
Kendilerine sorarsan, yanlış da olsa HEP HAKLILAR
Kendilerini KÜÇÜK DÜŞÜRMESİNLER
İşgal ettikleri NEBİ VERASETİ'ne HALEL GETİRMESİNLER
Aksi halde Bİ TE CEK LER











Peygamber yerine geçen Hocalar..
Bu halkın başına ZAHMETLİ oldu...
Yunus Emre (Bölüm 42) LİNK




Beni Umeyye tarzı usuller ile dini mahvedenlere
Fatih Nurullah gerekenleri MERTÇE söylediği için
kendisine ŞİA yaftası vurmaya çalıştılar
Onlara verdiği CEVAP alttadır.
Dini bozan BÜTÜN TİPLERE ve onların DESTEKÇİLERİNE



ŞEYH’lerin “yeterince TAKİP etmeyip”
TEHLİKE’yi anlayamadığı ZAMANLARDAYIZ
SİYASET’den UZAK DURMALILAR


* * *





IŞİD'den boşalan yere hangi örgüt gelecek
TARİKATLARIN BAŞKENTİ SİİRT’TE PARLAYAN ERDOĞAN
https://odatv.com/isidden-bosalan-yere-hangi-orgut-gelecek-12011918.html
Nazif Ay

TARİKATLARIN BAŞKENTİ SİİRT’TE PARLAYAN ERDOĞAN

Bilinen yaygın ve etkin tarikatların yolunun kesiştiği il Siirt’tir.
Siirt’te verilecek mesajlar İslamcı siyasetin duygusal temellerini kuvvetlendirmek adına çok önemlidir.
Recep Tayyip Erdoğan Siirtli bir eş ile yani Emine Erdoğan ile evli.
Yani Siirt’in damadı.

Bu resmi kayıt, tarikatların nezdinde mühimdi ama yetmezdi.
Feodal topluluklarda bu türden akrabalıkların önemi büyüktü ama Siirt’e özel yerel ilişkiler,
dindarlara seslenme metodunu öne çıkaran siyaset anlayışında çok da fazla bir kazanım sağlayamazdı.

Ancak Siirt’ten verilecek yüksek volümlü bir dinsel mesaj Türkiye siyasetine damga vurabilirdi.

Erdoğan da işte bunu yaptı.
Bilinçaltındaki asıl mesajı net olarak 12 Aralık 1997 tarihinde Siirt’teki konuşmasında verdi:
“Minareler süngümüz, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, mü’minler asker”
deyiverdi.

Erdoğan, konuşmasının devamında ise
“her devrin Firavun ve Nemrutları olduğunu,
bunun karşısına çıkacak Musa ve İbrahim’lerin engelleri aşarak pislik dolu yolları temizleyeceğini”

söylemiş ve
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından yargılanmış,
suçlu bulunmuş ve hapse girmişti.

Böylece siyasetteki en etkili mağduriyet edebiyatı başlamış ve
din üzerinden siyaset üretmek isteyenler bekledikleri kahramana kavuşmuştu.


- -  Forum video İLAVESİ
Recep kimler tarafından nasıl hazırlandı. Banu Avar



- - -

Erdoğan, birçok soru işaretli Siirt seçimleri macerasından sonra, 9 Mart 2003’te milletvekili seçilmiş ve amacına ulaşmıştı.

Siyasete hâkim olan din merkezli politik atakların ilk alevlendiği yer olan Siirt,
şimdilerde 2019’da İslamcı darbeye hazırlanan tarikatların hamiliğini üstlenmiş,
Hizbullah vasıtasıyla ve Siirt müftüsü Ahmet Altıok’un katliam fetvasıyla dinciliğin başkenti yapılmaya çalışılmaktadır.

HİZBULLAHÇILAR ASLINDA YALNIZDIR

IŞİD/DAEŞ tarzı davranmaya çabalayan Hizbullahçılar ile gerçek IŞİD arasında dağlar kadar fark olduğunu yakında herkes görecektir.

Mesela,
IŞİD kendini ehl-i sünnet olarak ortaya koyarken, Hizbullah’ın itikat ve parasal kaynağında Şia’nın etkisi büyüktür.

Mesela,
IŞİD tüm tarikatlara karşıyken, Hizbullah tarikatların ritüellerini ve hurafelerini savunur özelliktedir.

Mesela,
IŞİD’in Irak ve Suriye’deki tüm türbe ve dergâhları bombalayıp yıktığı bilinirken,
Hizbullah yanlısı örgütlerin ise sırtını evliya menkıbelerinden beslenen tarikat yuvalarına, Doğu’nun medreselerine ve tekkelere dayamaktadır.

Bugün bize yönelik tehdit dili kullanan Hizbullah’ın, yarın gerçek IŞİD ile girişeceği savaşa hazır olunmalıdır,
zira aksi durum, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Yani 2019 darbesine hazırlananların karşısında laik kesimden önce, dini anlama ve yorumlamada bağnaz itikatları barındıran İslamcı diğer yapılar yer alacaktır.

Dincilerde,
rakip olarak gördükleri öteki İslamcı grupları tekfir etmek,
yani onların kâfir olduklarını savunmak genel kuraldır.

Kur’an’daki “Müminler kardeştir” ayeti, vahşi cihatçı dinciler için ulaşılması imkansız bir hayali söylemdir.

Türkiye ve Batı “Artık IŞİD yenildi” derken,
bir başka İslamcı terör örgütünün Siirt’ten “Ben de varım ve buradayım” diye haykırmasına
şimdilik
ne Diyanet İşleri Başkanlığı
ne yargı
ne yandaş medya ve
ne de siyasal iktidar
ses çıkarmaktadır.

Demek oluyor ki,
el Kaide, Taliban ve Boko Haramlar yenildi zannedilir,
ama onların yerine IŞİD gelir ve
IŞİD yenildi diye düşünülürken
ortaya Hizbullah çetesi çıkıverir.

Ne olursa olsun
biz çağdaş ve ilerici kesim,
din anlayışında ve din algısında fitne uyandıran “İslamcılık sihrine” boyun eğmeyeceğiz,
her an uyanık bulunup mücadele edeceğiz.

Çünkü
bu sihirde göz boyama vardır.
Bu sihirde sahte ve gelir geçer taraftar toplama amacı vardır.
Bu sihirde kutsal kaynaklara açıkça meydan okuma vardır.
Bu sihirde saf ve masum gerçeklere tuzak kurma niteliği vardır.

Ama unutmayalım ki
bütün sihirler, ilahi tuzakları içeren mucizeler karşısında çökmek durumundadır.

Yine unutmayalım,
temiz kalpli Siirtli kardeşlerimizin harikulade basiret ve mümin ferasetleri,
tüm hain sihirleri çözecek ulvi vefk (sihri, büyüyü çözen iksir) hüviyetine haizdir.

Ayrıca ayette denildiği gibi, “Hak gelince bâtıl ortadan kalkar”

Bugünkü gelişmeler aslında
bâtılın batış,
sihrin ise sönüş
hikâyesinden ibarettir.

Kader denilen şey ne tuhaf bir olgudur!

9 Mart’taki seçimle milletvekili seçilen Erdoğan’a omuz veren Siirt,
yine 9 Mart’ta dünyaya gelmiş bir ilahiyat uzmanı olan Nazif Ay’a karşı yürütülen suikast söylemlerine odak seçilmiştir.

Ne diyelim…
Belki de kader adındaki ilahi cilve veya tarihsel diyalektik manidar bir sürecin ipuçlarını gösteriyordur bize.

Bekleyip göreceğiz.

Tamamı
https://odatv.com/isidden-bosalan-yere-hangi-orgut-gelecek-12011918.html

MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #3 : 26 Şubat 2018, 10:00:07 »
Yeni gelen Kutsal Kitaplar


Kutsal Kitapların gelişi sona erdi mi?
Yeni Kutsal Kitaplar gelmiyor mu?


Eski kuşaklar dini konularda şerh/tefsir yaparlar iken
sözün sonunu Vallahu a’lem (En iyisini Allah bilir, Doğruyu en iyi bilen Allah'tır) söylemi ile bağlarlardı.

Sözün MUHKEM olanı Nebi kaynaklı olanlardır.
( NEBİ ne ola ki? TIKLAYABİLİRSİNİZ )
Müteşabih olsa da ÖLÇÜYE VURMAK anlamında onların sözü MUHKEM dir, tahkim edilmiştir, değişmez DOĞRU dur.
Çünkü o söze şeytan İLKA edemez (katıştıramaz).

Bu husus
HACC-52'de
Senden önce hiçbir Rasûl ve hiçbir Nebi irsâl etmedik ki, o temenni* ettiğinde, onun temennisine, şeytan ilka etmiş olmasın!
Allâh şeytanın ilkasını nesheder;
sonra da kendi ayetlerini muhkem kılar!
Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin ve lâ nebiyyin illâ izâ temennâ elkaş şeytânu fî umniyyetihî, fe yensehullâhu mâ yulkış şeytânu summe yuhkimullâhu âyâtihî, vallâhu alîmun hakîm.
*temenni kelimesinde nice ince sırlar saklıdır, uzun konu. EGEMENLİK, yalnızca birisi TIKLAYABİLİRSİNİZ

Günümüz insanları ne yapar?
Tonlarca satır kaleme alır, şerh/tefsir yapar (Allah razı olsun)
Ancak bunlar kati bilgiymiş gibi "Vallahu a’lem" kullanmaya gerek duymazlar.
Kendisinden başkalarının sözlerine ise, küçümser / alaycı eda ile bunlar heva'dır hayal'dir derler.

Günümüz insanları başka ne yapar?
Bindikleri minibüsün plakasındaki numaraları bile, görüşlerine TASDİK, ONAY kabul edip
Kendisinden başkalarının sözlerine ise, küçümser / alaycı eda ile bunlar heva'dır hayal'dir derler.

Yani
Kendilerindeki ilka edilmemişdir, MUHKEM'dir KUDSİ'leştirirler

Yani
Kendilerindeki KUTSAL KİTAP'tır.
Diğerlerininki ise, HEVA, HAYAL...
Kutsal Kitaplar gelmeye devam ediyor..

"Batın"daki İlmi konular her neyse de,
Bu davranış biçimi öyle alışkanlık haline gelmiş ki,
NET olan ŞER'İ hükümleri "AYAK ALTI" yapanları "BAŞ TACI" yapar hale gelmişler.
İşte orada "DUR !" hükmü İŞLER.


MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #4 : 28 Şubat 2018, 11:14:11 »
Yakın zamanda tuhaf bir şeyler olacak (Sinan Canan)
Kulların Şekillendirdiği DİN  &  Vahiy DİNİ



MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #5 : 09 Mart 2018, 12:46:03 »
.

* * *


Ya Sus, Ya Doğruyu Konuş
Fatih Nurullah doğruyu konuştu
Bu sebeple cezalandı
Yanlış konuşanlar cezasız kalır mı



Salâhi'yem Salâhi'yem ben salahî,
"Salahîlik"de buldum ben FELÂHÎ


* * *





MUMTEHİNE Suresi 12. ayeti
Ey nebî ... maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et...


NEBİ'ye hangi şatlarda BİAT EDİLMEZ..


MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #6 : 23 Mart 2018, 19:25:50 »
AKL etmeyince İP Koptu
Din - Bilim


Bilim Din ayrımı yoktur. Bilim ve Din aynı gerçekliğin farklı lisanlarla açıklanma biçimidir, 
birbirine düşman veya rakip değildirler. tamamlayıcılıkları vardır, eğer ikisinin de diline yeterince hakimseniz.
Bilim ve Din kavgası olduğunu düşünenler ya bilimi bilmezler ya dini bilmezler ama en yaygın ihtimal maalasef ikisini de bilmezler.

Nedir AKL etmek?  TIKLAYABİLİRSİNİZ


Bak sana diyor (KAMUOYUNA DUYURUYOR)
Bak.. duyurmuş, sana söylüyor
Haberin var mı bundan?.. Ama SANA SÖYLEMİŞ



Bu TOPRAKLARDA İslam Olmak ‘AKL’ etmeyi ve ‘BİLMEYİ’ gerektirmiyor..


MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #7 : 26 Mart 2018, 04:01:59 »


Senâ'î: Beni okuyan bir kişi varmıymış, ha ben o bir kişi için yazıyorum.
Firavun, Haman (firavun'un din baronu), Karun (finans baronu) ÜÇLÜSÜ



Firavun bile "karşı fikrin ortaya konulabilmesine" hükmeder




24.03.2019 Eki


Bunu kim UYANDIRDI?

Nurettin Yıldız; Firavun sana söylüyorum Erdoğan sen anla
Konuşmasında Firavun’dan söz eden Nurettin Yıldız, isim vermeden Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ima etti.

“Firavun diyor;
Ne söylersem benim sözümdür o!
Ben de dosdoğruyu söylerim.
Yanılma payı yok beyefendinin.
Sen kimsin?”
diyen Nurettin Yıldız,
4000 sene önce böyleydi bu. Akıllar Allah'a teslim olmadığı sürece bugün de böyle” dedi.

Nurettin Yıldız konuşmasında,
Benim dışımda kim bir görüş belirtiyorsa düşmandır, casustur, vatan haindir
derken,
“İşte biz IMF'e borçlarımız var onları ödeyeceğiz,
vatandaş ses çıkartmasın. Ne dersem benim sözüm diyene;
elbette, elbette bir alkış!”
ifadeleriyle konuşmasına devam etti.

“BU ADAM ANAMIZI AĞLATTI BİZİM AMA OLSUN ÜLKEMİZİ DE KALKINDIRDI

Konuşmasında sık sık Mısır’daki Firavun benzetmeleri yapan Nurettin Yıldız şöyle konuştu:

“Firavun bunu yaparken;
Ey vatandaşlarım,
‘Sizi sömürmek istiyorum
demedi hiçbir zaman,
ülkemi kalkındırıyorum,
ben sizin için uğraşıyorum,
‘Bu saçları size hizmette ağarttım ben’
dedi hep.
Bu adam anamızı ağlattı bizim ama olsun ülkemizi de kalkındırdı.
Olsun Nil Nehri'nde köprüler yaptı.
Karşıya rahat geçiyoruz da dedirtiyor.
Bu tuzağa Müslüman nasıl kanmaz?

Şöyle kanmaz;
Bu güzel konuşmalarla işler arasında uyuma bakar.
Şûrasız hayat,
şûrasız yönetime talip olanlar
İslam sistemi talep etmiyorlar demektir.

Şûranın olmadığı yerde kıpkızıl yalan vardır.
‘Sen yalan söylüyorsun’ demek de kanuna aykırı olacağı için
hiç kimse onun yüzüne
‘sen yalancısın’
diyemeyecektir.
O yaşadıkça dosdoğru bir yalancıdır.
O kadar;
dosdoğru yalancıdır.”

Nurettin Yıldız'ın konuşmasında bölümler



Başkalarının AŞAĞIDA olması ile
kendisini BÜYÜK hissetmek KİBİR'dir



Videonun Tamamı TIKLAYABİLİRSİNİZ
“BÜYÜCÜ sınıfını (din adamları) AÇ BIRAKMAMAK”
LİYAKAT & SADAKAT farkı.

“Toz, Toprak ve Devlet”, 28 Aralık 2017
Dücane Cündioğlu, Ankara Palas Buluşmaları

"Aklını kullanma, bana bırak" diyen BÜYÜCÜLER (din adamları) iyi çalışıyor.
"Erbakan’ın yolundan çıktınız" diyen bu bacı,
Milli Görüş gömleğini çıkardık diyene,
onların TALAN işlerine
niye bir şey demiyor.
Temel Karamollaoğlu izah etse de dinlemiyor.
Beka sorunu değil ZEKA sorunu.
Dinlemeyi BİLMEZ ki niye dinlesin.


MASI

  • Faydalan Bu Zat'dan
  • *****
  • İleti: 4330
    • OKUDUN MU
Ynt: NEBİ'ler bilemiyebilir, ŞEYH'ler kesin doğruyu BİLİR.
« Yanıtla #8 : 30 Mart 2018, 02:59:08 »
İSLAM'a FAYDA Verdiler (???)





Islam'ı, namussuzlarin üzerine gömlek gibi geçirip kullanıldığı bir zamandayız.
90 bin cami, her gün 5 defa ezan
yolsuzluk hırsızlık listesinde ilk dörtdeyiz

Yaşar Nuri Öztürk


Nasıl bir adam ki, Allah'ın KATİ hükmü olan,
İdam'ı kaldırır,
Domuz'u kasaplık hayvan eti sınıfına sokar
Hırsızlığı DEVLET YÖNETİCİLERİNİN ALENİ İŞLERİ kılıfına sokar
gibi gibi işler yapar da
ŞEYHLER'in sevgilisi olur, adına ebcedler düzülür..
Nasıl İŞ BU...
Nasıl Heva bu..






FURKAN-43
E raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu, e fe ente tekûnu aleyhi vekîlâ
Hevasını ilâh edinen kişiyi gördün mü? Yoksa sen mi ona vekil olacaksın?

1.   e raeyte   : gördün mü
2.   men ittehaze   : edinen kimse
3.   ilâhe-hu   : onun ilâhı
4.   hevâ-hu   : onun hevası
5.   e fe ente   : (o zaman, öyleyse), yoksa sen mi
6.   tekûnu   : olacaksın
7.   aleyhi   : ona
8.   vekîlen   : vekil

FURKAN temel anlamda Ayırt etme demektir


Böyle bir şey PARTİ DEVLETİ OLMAK.





"Recep DİNE HİZMET ETTİ" zannında olanlara=> GERÇEKTEN mi




En tehlikeli DİN: "OTORİTE'ye İMAN=> DEVLET ne yaparsa DOĞRUDUR


UYUTTUM Ben UYUTTUM (Din ile Pir ile Uyuttum)



Ben Uyuttum Ben Uyuttum
Halkı Din ile uyuttum
Halkı Din ile uyuttum
Memleketi Ben Kuruttum
Ah ne dediysem kandı halkım
Üzüm masal hayal salkım
Yalan söyle yalan söyle
Yalan söyle yalan söyle
Sözünün aksini eyle
İster KAVAL ister NEY ile
Ah ne dediysem kandı halkım
Üzüm masal hayal salkım
Saray yaptım parasıyla
Gezdim HARAM KARASI ile
Üstüne de halkı PAYLA
Ah ne dediysem kandı halkım
Üzüm masal hayal salkım
Pir Gölgesi PİR gölgesi
Neden çıkmaz halkın sesi
Açlıktan kokar nefesi
Ah ne dediysem kandı halkım
Üzüm masal hayal salkım

* * *

KOVMAK - Konuşturmamak...
GERÇEKLER Karşısında ACİZ'lik ifadesi






Söylenen söylendi
Neml 80-81 uyarınca
Konu KİLİTLENMİŞTİR
Güncel ekler dışında mesaj dizisi devam ettirilmeyecektir