Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Bilmem Kimin Veledleri / Ynt: KİMİN VELEDLERİ ?
« Son İleti Gönderen: MASI 22 Ağustos 2019, 21:02:32 »


Çağdaş kolcubaşı Recep..
Tütün Rejisi
2
Bilmem Kimin Veledleri / Türkiye ZİKİR halinde.. yakında SECDE’ye gidecek.
« Son İleti Gönderen: MASI 22 Ağustos 2019, 17:25:52 »



Akşehir’de mukim Nasreddin Hoca Konyalı dostunun evine misafirliğe gidiyor.
Hoca eve adım atar atmaz tahta döşemelerden gacır gucur sesler geliyor:
“Evin tahtaları ses veriyor mirim” diyor Hoca!
Adam Müslüman ya:
“Bizim ev pek sofudur, ara sıra zikreder!”
Hoca laf altında kalır mı :
“Ya aşka gelip secdeye varırsa?”

İktidarı “ekonominin her yanından çatlak ses geliyor” diye eleştirdiğimizde
“Ekonomi zikrediyor” diyor…

Her şeyin hayal olduğu bir ülkeyiz arkadaş, her şey hayal her şey hevese ve her şey masal…

Memduh Bayraktaroğlu'ndan fıkralar, anekdotlar ve hikayelerle,
İktisat, Siyaset ve Hayat Üzerine Yorumlar...
3
Bir de bunu dinle / Dünya Laboratuvarı - Bir de bunu dinle
« Son İleti Gönderen: MASI 22 Ağustos 2019, 10:34:42 »



Dünya Laboratuvarı
(Bir de bunu dinle)
Turan Varlık

Gelenin gidenin aslen tek ve mutlak varlığın farklı zuhuru olduğu anlaşılamayınca
kandırıcı düşünceler (ilka, Hacc 52)  Reankarne gibi isimler ile ortaya çıkar.
Turan Varlık Ayet el Kürsi'ye devam etse rahat eder idi.
Ancak bu tür insanlar bulunduğu ortamdan memnun.
4
Masalcılar & İstismarcılar / Hilafet ŞEYTANİ bir PROJEDİR..
« Son İleti Gönderen: MASI 21 Ağustos 2019, 15:34:42 »


"Hayvan'ları gütmenin faydası" dışında (hilafet) genel anlamda doğru.
Hilafet ŞEYTANİ bir PROJEDİR..
5


Ahmet Nesin: 15 Temmuz darbe girişiminin liderliği Cemaat’te değil!

* * *

ERDOĞAN’DAN BETER BİR YÖNETİM İŞBAŞINDA!.
"ERGENEKON BERAAT ETTİ, ARTIK TÜRKİYE'Yİ YÖNETECEK"
AHMET NESİN 18 ağustos 2018
https://www.artigercek.com/yazarlar/ahmetnesin/erdogan-dan-beter-bir-yonetim-isbasinda

Türkiye'yi Erdoğan yönetmiyor,
Ergenekon grubu yönetiyor ve hatta Selvi bile 'Brunson serbest kalabilir'
diye yazmasına karşın serbest bırakılmıyorsa, orada başkalarının emri var demektir.


Aylardır, hatta son 2-3 yıldır düşündüğüm ama yanıtını bulamadığım bir soru var kafamda,
"Acaba, Recep Tamam Erdoğan'ın siyasi bir dünya görüşü var mı?"
diye.
Sizce var mı,
başbakan olduğundan da, hatta belediye başkanı olduğundan da öncesine gidin
ve izlemeye, okumaya çalışın,
sadece ve sadece Erdoğan'ın devamlı olarak düşünce değişikliği içinde olduğunu görürsünüz.
Dünya lideri diye övdükleri bu adam kadar söylediklerini inkar edip,
sonradan tam ama tam tersini yapan başka bir kişi görmedim ben.
Ne yalan söyleyeyim,
bir dönek bile Erdoğan kadar fırdöndü bir siyaset yapamaz.

Esasında Erdoğan gibi olmak kolay,
birileri sizi bulunmaz hint kumaşı yapmış ve bir koltuğa oturtmuş,
o da kendisine inanıldığını bildiğinden, siyasette saçmalamanın rekorlarını kırıyor.
Böyle bir dal olsa Guinnes Rekorlar Kitabı'na uzak ara önde girer.
Zor olan Erdoğan gibi birisiyle aynı parti yada hükümette olmak ve onun dedikleriyle siyaset yapmak.
Hele bakan olduysanız yandınız, hele de Mehmet Şimşek gibi uzman bakansanız, bildiklerinizi unutun daha iyi, yoksa gençlerin dediği gibi kafayı yersiniz.

Bu konuda Erdoğan ile ilgili onlarca örnek verebilirim
ama en önemli örnek bence Ergenekon,
17-25 Aralık dönemi, Fethullah Gülen'le işbirliği ve ayrılış dönemi.
Biz istediğimiz kadar son haftalardaki dolar artışını Rahip Brunson üzerinden tartışalım, işin öyle olmadığını AKP'li uzmanlar dahil herkes biliyor.
Bu ayrıca ABD'nin Orta-Doğu'da küçük devletçikler kurması girişimi ve Kürdistan'ın oluşacak olması sorunu da değil.
Bunların hepsi çok ama çok önemli konular ama esas 2 konu var ki bunu kimse tartışmak istemiyor.

Bunlardan
birincisi askeriye içinde bulunan NATO - Şanghay 5'lisi tartışması,
ikincisi de Erdoğan'ın neden 2 ayrı dönemde iki grupla da haşır neşir olduğudur.

Yoksa Orta-Doğu'da bugünden itibaren Ragıp Duran'la Celal Başlangıç'ın kaleme aldığı izlenimleri Artı Gerçek'te okuyacaksınız,
oralarda bişeyler zaten oluyor,
bunun sadece ABD istiyor diye olmadığını, halkların kendi kaderlerini tayin hakkını ısrarla nasıl istediklerini de göreceksiniz.
Bir halk bu kadar inanmışsa, bunu kimse engelleyemez.
Kimse ABD yardım ediyor mavalını okumasın,
Kurtuluş Savaşı'nda Stalin yardım etmese, Mareşal Frunze o raporu vermese, top mermisi taşıyan kadınlarımızın masalları da olmazdı.

Ergenekon grubu, Şanghay 5'lisi grubu ve NATO'nun Türkiye'ye yük olduğunu söyleyen bir grup.
Erdoğan NATO'cu subaylarla beraber bu insanları hapsettirdi ve bu dönemde Fethullah Gülen'in bürokratlarıyla beraber çalıştı.
Avrupa Birliği'ne girilecek palavrasının çok tartışıldığı o dönemde Erdoğan hem Fethullah Gülen işbirliğine,
hem de NATO'cu subaylara gereksinim duydu.
Gayet de doğruydu yaptığı, AB'ye girmek isteyen bir ülke başbakanı NATO'yu karşısına alamazdı.

Erdoğan yeteri kadar megaloman birisi,
bunu bilmeyen yok,
o yüzden Gülen bürokrasisinin ülkeyi yönetmesi (Bütün dünyada ülkeleri esasında bürokrasi yönetir) kendisini çok rahatsız etti.

Erdoğan'ın Gülen'le tartışmasının okullardan başlamasının bir nedeni var,
o bürokratlar o okullardan yetişiyordu,
kendisinin çoğaltarak yetiştirdiği İmam Hatip Liseleri'nden ele avuca gelir bişey dokunmuyordu.
Gülen'i karşısına alınca Erdoğan NATO'yu da, NATO'cu subayları da karşısına almak zorunda kaldı,
çünkü kendisini destekleyecek bir askeri güce gereksinimi vardı.
Üstüne üstlük 17-25 Aralık faciası da patlayınca, ipler iyice koptu ve Ergenekon beraat ettiğinde yazdığım yazının başlığı aklıma geldi:
"ERGENEKON BERAAT ETTİ, ARTIK TÜRKİYE'Yİ YÖNETECEK"

İşte Türkiye'nin aylardır yaşadığı sıkıntı buradan kaynaklanıyor.
Siz bir ülke olarak hem Şenghay 5'lisine bağlı bir ülkeden füze alıp, hem de NATO ülkesinden F 35 almaya kalkarsanız, Avrupa'dakiler dahil askeriyedeki bütün NATO'cu subayları hapsederseniz, bu sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalırsınız.

Erdoğan
hem 17-25 Aralık felaketinden yargılanmamak,
hem IŞİD'e karşı duyduğu ve o dönemde gösterdiği sempati nedeniyle yargılanmaktan kurtulmak için
yarın beni bile yanına çağırabilir.
Şaka yapmıyorum, bugün Türkiye'yi Erdoğan yönetmiyor,
Ergenekon grubu yönetiyor ve bakanlar ve hatta hükümet yazarımsısı Abdülkadir Selvi bile sık sık "Rahip Brunson serbest kalabilir" diye yazmasına karşın serbest bırakılmıyorsa, orada başkalarının emri var demektir.

Bu yazarımsılardan biri geçenlerde benimle dalga geçmiş,
Hulusi Akar defterden silinecek diye yazdım diye çok bi gülesi gelmiş.
Benim iddiama göre güya emekli edilecekmiş ama ben işi bilmiyormuşum filan.
Adını yazma gereği duymuyorum, sonra kendilerini bişey sanıyorlar, bence herkes bu olayları milim milim izlemeli ve nedenlerini tartışmalı.
Erdoğan'ın son gün 3 kez "Hayır" dediği erken seçimin neden yapıldığı irdelenmeli.

Seçim gecesi "Hava darbe kokuyor" diye yazdığımda twitter'da ortalık birbirine girdi ve soruşturma açıldı hakkımda.
Benim söylediğim yapılacak yeni bir darbe değildi, 24 Haziran seçimiyle yeni bir darbenin de yapıldığıydı.
Ve bu son darbe Erdoğan değil bence Ergenekon darbesiydi.
Hulusi Akar buna engel olabilecek birisiydi, aynı 15 Temmuz'da yaptığı gibi ve emekli edildi.
Bugün bütün Balyozcu generallerin geldikleri makamlara baktığınızda ne dediğimi anlarsınız.
Türkiye artık derin bir Ergenekon-Balyoz işbirliği tarafından yönetiliyor. Erdoğan ise sadece kendisini kurtarmak derdinde.
Yoksa bir lider siyasi yaşamının 8 yılını NATO'yu, kalanını da Şenghay 5'lisini savunmakla geçirmez.
Ne yalan söyleyeyim, bunu ZÜBÜK bile yapmaz.
6
Masalcılar & İstismarcılar / Erol Olçok'un öldürüldükten sonra silinen twit'leri
« Son İleti Gönderen: MASI 21 Ağustos 2019, 06:45:56 »
7
Zulüm DEVLETLER YIKAR...
Niyazi Mısri'nin hikayesi


Ayağına prangalar vurularak
Limni adasına sürgüne gönderilen Halveti şeyhi Niyazi Mısri


Selimiye camisinde vaaz eden Niyazi Mısri'nin tenkitlerinden rahatsız olan kişiler,
“Mısri huruc'a kalkışacak”
diye suni bir yaygara kopararak onu padişaha şikayet etmişler ve
75 yaşındaki Niyazi Mısri sefere davet edildiği Edirne'den
ayaklarına takılan bukağılarla (kelepçe) adi bir suçlu gibi Limni adasına sürülmüştür.
“75 yaşındaki bir gönül eri, ayağına 15 kiloluk bukağı takılacak kadar tehlikeli görülmüştür!..

Kendisine yapılan muamele ve eziyetlerden bıkan Niyazi Mısrı Gelibolu'da gemiye bindirilirken gadaba gelip
"Devletin inkırâzı (çöküşü) için dördüncü kat semâya bir kazık çaktım;
onu benden başkası çıkaramaz!"

diyerek memleketini terk etmek zorunda kalmıştır.
İlk sürgünü değildi bu ama, son sürgünü oldu…

8


Eğitim arttıkça dinden uzaklaşıyorlar, elhamdülillah.
Mustafa İslamoğlu
9
Bilmem Kimin Veledleri / Ynt: KİMİN VELEDLERİ ?
« Son İleti Gönderen: MASI 20 Ağustos 2019, 17:21:25 »


FETÖ’cü ahlak AK Parti’yi felç etti
Recep'in eski danışmanı Aydın Ünal

AKP’li yöneticilerin kendi zaaflarını örtmek ya da rakiplerini etkisiz hale getirmek için trolleri kullandı.

“FETÖ’cü ahlak AK Parti’yi felç etti”

Ünal’ın yazısının bir bölümü şöyle:
Sosyal medya AK Parti’de iç operasyonların aracı olduğu kadar zaafları örtmenin de kılıfı haline dönüştü.
Örneğin ülkeye çok ağır bedeller,
ağır faturalar ödeten,
başarısızlığı, liyakatsizliği tüm dünya tarafından tescillenen ve
tüm toplum tarafından haklı olarak eleştirilen bir yetkili çıkıp,
“beni kıskanıyorlar, beni çekemiyorlar, başarılarımı hazmedemiyorlar, bana operasyon çekiyorlar”
diyerek makamını kolayca muhafaza edebiliyor.

Gezi ile baş edildi ama FETÖ’cü ahlak AK Parti’ye sızdı.
Bugün içeriye yönelik sosyal medya operasyonları da,
bu operasyonları bahane edip başarısızlığa kılıf arama da FETÖ’cü ahlakın AK Parti’yi nasıl yavaş yavaş felç ettiğini gösteriyor
10
N / NUH
« Son İleti Gönderen: MASI 20 Ağustos 2019, 16:49:44 »
Sayfa: [1] 2 3 ... 10