Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Bilmem Kimin Veledleri / Ynt: KİMİN VELEDLERİ ?
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 12:52:05 »

Ülkeyi çaktırmadan BÖLMEK - İKİZ YASALAR



APO'nun teslimi, Tayyip'in getirilişi, Self Determinasyon ve Referandum
Siz bozdunuz siz düzeltin. Türkiye'ye bela olan İKİZ YASALAR'ı KHK ile kaldırın

AKP ELİYLE ÇIKARILAN ÜÇ ÖNEMLİ YASA
ABD’nin Türkiye analistlerinden Prof. Henry Barkey, Wall Street Journal’da, Obama’nın Türkiye’deki Kürt sorununun çözülmesi için devreye girmesini istedi. Kıdemli istihbaratçı Barkey, ABD’nin ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla da “Kürtlerin yaşadığı Güneydoğu ve Kuzey Irak’ı kapsayacak bir Nitelikli Sanayi Bölgesi’nin kurulmasını” önerebileceğini belirti. (Wall Street Journal, 22 Haziran 2009)
Barkey’in önerisi aslında yeni değil. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusu ile Kuzey Irak’ın tek bir ekonomik bölge haline getirilmesi gerektiğini söylemişti.
Pearson’ın da, Barkey’in de açıkça dile getirdikleri aslında ABD’nin “Türkiye himayesinde Kürdistan” planıdır.
Bu planın uygulanabilmesi için bugüne kadar AKP eliyle çıkarılan yasalardan en önemli üçü şunlardır:

1.      İkiz sözleşmeler TBMM’den geçirildi.
BM’nin ikiz sözleşmeleri diye bilinen “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi” ve “Medenî ve Siyasî Haklar Sözleşmesi” başlıklı uluslararası sözleşmeler, 4 Haziran 2003 günü TBMM'de onaylandı.

Bu sözleşmeler, Türkiye’yi etnik ve ekonomik parçalama yasaları olarak değerlendiriliyor.
a) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “bölgenin su ve enerji kaynaklarını bize bırakın” derken, arkasını AKP’nin TBMM’den geçirdiği bu ikiz sözleşmelere dayıyordu!

b) Başbakan Erdoğan’ın Bush’la görüşmesinin ardından ekranlardan verdiği şu mesaj da yine ikiz sözleşmelerin eseridir: “Şu anda Amerika'nın da Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu, yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir merkez, bir yıldız olabilir. Bunu başarmamız lazım”.

1.      AKP, Kamu Yönetimi Temel Kanunu’nu 15 Temmuz 2004 tarihinde TBMM’den geçirdi. Bu yasa da, bölgelerdeki iktidar odaklarına yerel hükümetler kurma zemini oluşturuyor.

2.      Kalkınma Ajansları yasası TBMM’den geçirildi.

AKP Türkiye’yi 12 “eyalet”e bölen yasayı, 25 Ocak 2006 tarihinde TBMM’den geçirdi. ABD ve AB’nin çıkması için yoğun baskı uyguladığı yasa,  Türkiye’yi etnik ve ekonomik temelde bölgelere ayırıyor.
ABD’nin “Türkiye himayesinde Kürdistan” planı tüm boyutlarıyla yürürlükte…
Önce AKP iktidara getirildi. Yasalarla zemin oluşturuldu. Irak işgaliyle coğrafya duruma hazır hale getirdi. Çuval operasyonuyla TSK’ya silah gösterildi. Ergenekon tertibiyle direnecek kuvvetler oyun dışı bırakıldı… Şimdi sıra Irak’ın kuzeyindeki yönetimi resmi olarak tanımakta… Yani Kukla Devleti kabul etmekte…
Cumhurbaşkanı Gül aracılığıyla başlatılan “açılım” işte bu aşamanın enstrümanıdır!


Self Determinasyon, yâni kendi kaderini tâyin hakkı ya da TDK (Türk Dil Kurumu) tarafından tavsiye edilen biçimiyle öz belirtim), alışılmış anlamda ulusların kendi geleceklerini belirlemesi kavramıdır. Genel olarak, milletlerin kendi siyasal durumlarını, ekonomik, sosyal ve kültürel manada izleyecekleri yolu kendi istençleriyle belirlemeleri şeklinde tarif edilir. Buna göre; kendi geleceğini belirleme hakkı yalnızca ulusun kendisine aittir; kimse ulusun hayatına zorla müdahale etme, okullarını ve diğer kurumlarını yok etme, gelenek ve göreneklerine saldırma, dilini baskı altına alma ve özgürlüklerini kısıtlama hakkına sahip değildir. Kelime İngilizce Self determination kelimesi0nden türetilmiştir.


Erdoğan, kimler tarafından nasıl hazırlandı?
ERDOĞAN'ı DEVİRMEYİ gerçekten istiyorlar mı.


EL KOYMAK istedikleri zaman, her sektöre operasyon yaparlar. TAYYİP Erdoğan'ın hazırlanması.

Banu Avar
Necmeddin Erbakan'ı kabul etmeyip Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan beraberinde Fehmi Koru'yu tercih etmelerine sebep nedir, çok garip bir durum var ortada.

“Yeni oluşacak parti ABD ve İsrail’e ters düşmeyecek”

TRT Haber Dairesi Başkanlığı da yapan Nasuhi Güngör, ilk baskısını 2001 yılında Anka Yayınları’ndan yapan “Yenilikçi Hareket” adlı kitabında “AKP’nin bir proje olduğunu ve Tayyip Erdoğan’ın Siyonist kuruluşlarca yönlendirildiğini” yazmıştı. Kitapta Güngör şu bilgilere yer vermiş:

2000’de ABD’ye gitti

“Erdoğan henüz Refah Partisi’nin İstanbul Beyoğlu ilçe başkanıyken dönemin ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz ile görüşmeye başlamış ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde de bu görüşmeler devam etmiştir. Abramowitz ise belediye başkanı olduğu dönemde Erdoğan’ı geleceğin lideri olarak tanımlamıştı. Temmuz 2000’de ABD’ye giden Erdoğan burada başta Yahudi ağırlıklı kuruluşlar ve ABD’li Yeni Muhafazakârların (neocon) düşünce kuruluşu American Enterprise Institute olmak üzere önemli düşünce kuruluşlarıyla bir araya gelmiştir.” Tayyip Erdoğan’ın 18 Temmuz 2001’de İsrail Büyükelçisi David Sultan’la bir görüşme yaptığı ve ona “Yeni oluşacak partinin İsrail ve ABD politikalarına asla ters düşmeyeceği” yolunda garanti verdiğinin konuşulup yazıldığını ifade eden Güngör, “Bu David Sultan, uzun yıllar İsrail ordusunda görev yaptıktan sonra dışişleri kadrosuna alınan azılı bir İslam düşmanıydı” diyor.

http://bit.ly/2P6sFBu

“Zaten AKP’nin kuruluş felsefesi, daha parti kurulmadan önce ABD’den gönderilen gizli bir belge ile oluşturulmuş, bu belgedeki bütün fikirler parti programı haline getirilmiştir.

Gizli belgede “Mr. Erdoğan, sizin küreselleşme ile demokrasi ilişkilerini bağdaştırma yönündeki adımlarınız, Türkiye’ye kriz sırasında destek olan uluslararası güçler tarafından da kabul görecektir. Ankara, küreselleşmenin gerekliliğini anlamak ve dünyada geçerli olan kurallara uyum sağlamak zorundadır. Ankara şunu da anlamalıdır ki, uygun gördüğü kuralları uygulayıp, kendi çıkarlarına uymayanları reddetmesi mümkün değildir… Küreselleşmenin bir adı da şehirleşmedir. Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız…” deniliyordu.

Erdoğan ise küresel örgütlerin taleplerini AKP Program ve tüzüğüne hemen hemen aynı ifadelerle taşıyordu.” KÜRESEL İHALE- Arslan BULUT
Bakkallı adlı lobi şirketi vasıtasıyla Erdoğan’a New York’tan gönderilen memorandumda “Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız…” denmektedir.
Şirket, ABD’nin eski Türkiye Büyükelçilerinden Abramoviç tarafından yönlendirilmiştir. Abramoviç ise CFR üyesidir. Recep Tayyip Erdoğan RP Beyoğlu İlçe Bşk.nı iken dönemin, ABD Büyükelçisi Morton Abromowitz’le tanışmış veya tanıştırılmıştır. 1996 yılında ise Morton Abromowitz Erdoğan’a Türkiye’nin geleceğini işaret eden bir hitapta bulunmuştur.
“Türkiye’nin geleceği için önemlisiniz.”
Bu “önemli” olma durumu Cumhuriyet Türkiye’sinin dönüştürülmesi ve Amerika’nın çıkarları için gereklidir.
Diyarbakır’da sahneye konan figüranlığını Erdoğan, Barzani, Şivan Perver’in yaptığı oyunun gerçek nedeni, AKP’nin tüzükleştirdiği CFR’nin Councel of Foreign Relations (Dış İlişkiler Konseyi) memorandumudur.

http://bit.ly/2MzrkX5

Devrilmek istenen gerçekten Erdoğan mı ?
http://bit.ly/2wqJxvb

“Abramowitz, Tayyip’i Erbakan’ın yerine hazırlıyor”
http://bit.ly/2Luc3BD
Aksine ABD’nin “Otoriter” Erdoğan’a İhtiyacı Var

Bakmayın ve inanmayın ABD ve AB’nin “otoriter” bir Erdoğan’dan şikâyetçi olmasına!.. Türkiye, Türk Milleti onların umurunda bile değil… Onlar sadece çıkarlarına, alacaklarına bakarlar… Bu çıkışların, “evrensel değerlere” sözde bağlılıklarını gösterme ve kendilerine bel bağlayıp, umutlananları hâyâl kırıklığına uğratmamadan öte bir anlamı yoktur.

Madem Obama, Abramowitz, Edelman’ın Erdoğan’a gösterdiği “sopa”yı konuşuyoruz, bir başka ABD’linin “havucunu” da konuşalım.

Yeni Düşman Niye Amerika?
http://www.adimlardergisi.com/devrilmek-istenen-gercekten-erdogan-mi/
“Henüz yol haritasındaki menzile varılamadı… En zorlar kaldı…” dedik.

Nedir o en zorlar?

Suriye’nin bölünmesi kabul edilip, aynen Barzanistan gibi, Müslimistan da hazmettirilerecek…
– Soros’un “en iyi ihraç ürününüz” dediği TSK IŞİD’le savaş için belki Suriye ve Irak’a gönderilecek…
İran “düşman” ilân edilecek…
– Kıbrıs, yani Doğu Akdeniz İsrail’e, emperyalizme teslim edilecek…
Türkiye’de rejim değişecek, yani PKK’nın istekleri de karşılanacak…
2
Bilim-İlim-Din / Bu Bir İFRAD -TEFRİD konusu dur.
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 09:05:06 »


İsmet Özel'in SAÇMALAMA SAATLERİ

Not;
ifrat; herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma.
tefrit; herhangi bir konuda geri kalma, yeterli ölçüde olmama durumudur.

İsmet Özel'den İnsanlık Dersi imiş
(Videonun TAM İSMİ: KAFİRLE ÇATIŞMAYI GÖZE ALAN MÜSLÜMANA TÜRK DENİR. )

İsmet Özel: Türk olmak size ağır mı geliyor? Siz Türk olmayı düşük bir şey olarak mı görüyorsunuz?

H.Halacoğlu .: Bana mı soruyorsunuz?

İsmet Özel: Tabii ki!

H.Halacoğlu : Benim için Türk olmakla İngiliz olmak ya da Fransız olmak arasında bir fark yok. Bugün bu topraklarda doğduğum için böyleyim.

İsmet Özel: Siz her an bu topraklara ihanet edebilirsiniz. Sizin için Türk olmakla İngiliz olmak arasında bir fark yoksa siz bu ülkenin tehlikeli insanlarından birisiniz. Gözlem altında tutulmalısınız ve her an hareketleriniz not edilmeli.

H.Halacoğlu : Ama şimdi Zimbabve’de doğmuş olsaydık Zimbabveli olmuş olacaktık.

İsmet Özel: Böyle bir şey yok.

H.Halacoğlu : Şans eseri burada doğduğumuz için bu toprakların insanlarıyız. Öyle değil mi?

İsmet Özel: Biz bitki ya da hayvan değiliz. Bu, bitki ve hayvanlar için geçerli olan bir şeydir. Kertenkele kertenkele olarak yumurtadan çıkar ve ölünceye kadar kertenkele kalır. İnsanlık böyle bir şey değildir. İnsan diye mücerret bir varlık yoktur. İnsan kendi tercihleriyle insandır. Onun işçini insan değerleri olan biridir. Siz herhangi bir hayvan gibi mi çiftleşip çocuk yapıyorsunuz?

H.Halacoğlu : Irk tercih edilen bir şey değil ki? Doğuştan bir ırkınız oluyor. Ait olduğunuz bir…

İsmet Özel: Hayır. Doğuştan bir ırkınız yok. Siz her zaman belli bir kültürün ürünüsünüz. Bir yetişme tarzının sonucusunuz. İnsan dünyadaki en plastik varlıktır. Diğerleri şartlara intibak edemezler insan kadar. İnsan hangi esaslara uygun olarak yetişmişse o esasların bir mahsulüdür. Hepimiz oğullar ve kızlarız. Biz bir şeyin sonucuyuz. Allah u Teâla bize halife olma imkânı verdi.  Biz ancak bizden öncekilerin bıraktıkları miras üzerinde bir şey olabiliriz. Hayvanlar bu mirası genetik olarak bünyelerinde taşırlar. İnsan yavrusu canlı kalabilmek için bir insan kültürünün korumasından istifade etmek zorundadır. Bu koruma olmadığı takdirde insan yaşayamaz. Hayatını devam ettiremez. İnsanın “Ben nasıl yaşadım. Nereden nereye nasıl geldim?” diye düşünmesi lazımdır. Borçlu mu alacaklı mı olduğunu o zaman hesaplaması lazımdır.
3
Bilmem Kimin Veledleri / Ynt: Recep'in 2007'deki F35 ihaneti. Mali Yükümlülük İmzası.
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 07:59:33 »
Bunu da GÖRELİM=> S400 konusunda ÇEKİNCE'ler - Türker Ertürk'den
http://okudunmu.org/forum/index.php?topic=1664.msg3994#msg3994
4


S400 konusunda ÇEKİNCE'ler
Türker Ertürk'den
https://odatv.com/s-400-krizini-yonetecek-kurmay-akli-var-mi-14061947.html


S-400’ler, aksine seçim yapılmaz ise her Tomahawk’a iki füzeyle angaje oluyor.
Demem o ki;
100 adetlik Tomahawk saldırısına
192 adet S-400 füzesi ile
ancak 1 saat dayanabilirsiniz.
Gerisi yok!

Kendiniz üretmezseniz, karşılaşacağınız durum budur!

1974’DEN DAHA İYİ DURUMDA DEĞİLİZ

ABD mektupla tehdit ederken ve taviz isterken şunu biliyor;
“Yaptırımlarla Türkiye’nin ekonomisini perişan ederim ve
Türk Lirasının Dolar karşısındaki değerini feci şekilde düşürürüm”.
Bunu daha önce de yaptı!
Şimdi soruyorum;
bu saldırıyı S-400 füzeleriyle karşılayabilir misiniz?

Sakın “Biz bu ambargoları ve yaptırımları 1974’te de yaşadık” demeyin.
Belki Türk Silahlı Kuvvetleri 1974’e göre daha güçlü olabilir ama
Türkiye olarak daha güçlü durumda değiliz ve
 her şeyden önemlisi;
yanlış işlerle ve
söylemlerle iç cephe de bölünmüş durumda.
5
Zaman Mekan / Galaksi'ler (gökada) çarpışırken..
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 07:51:02 »


Galaksi'ler (gökada) çarpışırken..
https://odatv.com/bilim-dunyasi-bu-goruntuyu-konusuyor-14061941.html

Bilim dünyası bu görüntüyü konuşuyor
Birbirini çeken iki gök adanın görüntüsü, NASA tarafından "günün astronomi fotoğrafı" seçildi.

İngiliz Mirror gazetesi haberi okuyucularına, “NASA birbirini çeken iki sarmal gök adanın olağanüstü görüntüsünü paylaştı” başlığıyla duyurdu. İki gök adaya, yıldızların ve onlardan yayılan gazların oluşturduğu uzun kuyruklarından dolayı “fareler” takma adı verildi.

Bilimsel olarak “NGC 4676” olarak isimlendirilen gök adalar, Dünya’ya 300 milyon ışık yılı uzaklıkta, “Coma Berenices” takımyıldızı içinde yer alıyor. Gök adaların, bilinen en kalabalık kümelerden olan, Coma galaksiler kümesi üyesi olduğu belirtilirken, kümede binden fazla tanımlanmış gök ada bulunduğu ifade edildi.

NASA’nın açıklamasına göre, gök adaların kuyrukları birinden diğerine geçen kuvvetli çekim hareketleri nedeniyle oluştu. Öte yandan gök adalar arasındaki mesafe o denli büyük ki, aralarındaki kozmik etkileşimin gerçekleşmesi yüz milyonlarca yıldan fazla sürüyor.



BİR GÜN BİR ARAYA GELENE KADAR…

Fotoğraf, astrofotoğrafçı Bruce Waddington tarafından, SkyPi gözlemevi kullanılarak çekildi. Amerika’nın New Mexico eyaletinde gerçekleştirilen çekimler altı günden fazla sürdü. Küçük teleskoplarla çekilmesi zor olmasına rağmen Waddington, birkaç yüz bin ışık yılı uzaklıktaki solgun kuyrukları görüntülemek için geniş açılar kullandı.

Waddington, NASA tarafından “günün astronomi fotoğrafı” seçilen görüntüsü için: “Muhtemelen önümüzdeki milyar yıl boyunca, bir araya gelip tek bir galaksi olana kadar tekrar tekrar çarpışacaklar” yorumunda bulundu.
7
Masalcılar & İstismarcılar / Ynt: Yazık Oldu Osman Efendi'ye ve DİĞERLERİNE.
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 07:09:02 »
FETÖ'cü Harun Tokak
bile anlamış
"Siyaset ile İÇLİ DIŞLI olmamız HATA idi"
»»» https://youtu.be/5gjtUb8cyFw?t=2769
8
Masalcılar & İstismarcılar / Ynt: İSLAMLAŞIYORUZ...
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 07:08:14 »
FETÖ'cü Harun Tokak
bile anlamış
"Siyaset ile İÇLİ DIŞLI olmamız HATA idi"
»»» https://youtu.be/5gjtUb8cyFw?t=2769
9
H / Hınzır'ların karakteridir
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 06:55:28 »


https://twitter.com/DusunsekMi/status/1139741244442255360

Hınzır'ların karakteridir,
peşindekiler yanmış sana ne
yani, son şık,
müttefikin ABD'den,
seni görevlendiren ABD'den otur seyreyle,
neyi? => FERYATLARI


https://www.munferit.net/2019/06/ya-gulen-turkiyeye-donseydi_14.html




Bay HINZIR

https://www.munferit.net/2019/06/ya-gulen-turkiyeye-donseydi_14.html

Ya Gülen Türkiye’ye Dönseydi

Gelin bir beyin fırtınası yapalım.


15 Temmuz günü Gülen, TV karşısına çıkıp darbeye karşı çıkıyor ve diyor ki: Bu darbenin fakirle ve fakiri sevenlerle hiç bir alakası yok. Ve şöyle devam ediyor: "İlk uçakla Ülkeme gidiyorum. Fakirin yüzünden kimsenin kılığına zarar gelmesini istemem, masum insanlara zarar gelmesine zaten benim titrek kalbim dayanamaz."

Bundan sonra senaryoya devam edelim.

Cevdet benim Türkiye’den gelirken üzerimde giydiğim ceketi getirin der, ilk uçakla ülkeme dönüyorum. Etraf buz kesiyor. İtiraz edenler, manzara, "hey gidi günler" vaazındakiyle aynı. Seçenekler çıkıyor karşımıza:

1) O manzara, o heyecan, o telaş fazla geliyor yüreğine orada vefat ediyor (Türkiye’ye dönerken vefat haberi bile büyük bir şok etkisi, ama sevdikleri için yola çıkıyor ve vefat ediyor haberi darbede payı olmadığını gösterir sevenlerinin gözünde.)

2) 81 yaşında, artık hayattan bir beklentisi kalmamış, birçok hastalıkla mücadele eden, tabiri caize çoktan bir ayağı çukura düşmüş, zaten sevdiğine kavuşmayı bekleyen bir zattan bahsediyoruz. Türkiye uçağına binmeden önce canlı yayın yapıyor ve şunları söylüyor: ''Ömrümün en tatlı günlerini tahta kulübesinde yaşamış, Amerika’da kaldığı yerde iki kere dışarı çıkmış, küçük dünyam olan odam ve o odasının kirasını ödeyen fakirin gurbette vadisi dolmuştur, gözümde tüten ülkeme doğru yola çıkıyorum. Belki görmek de nasip olamayacak ülkemi ama ben uçağa bineceğim. Zaten 81 yaşımdayım. 63’ten sonra yaşamak ne kadar uygun bizlere. Hoca Ahmed Yesevi mağarada yaşamamış mı? Olmadı Hz. Yusuf gibi zindanda yaşarım. Hem ne diyor Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri: O’nu kaybeden neyi bulmuştur, O’nu bulan neyi kaybetmiştir. O yüzden bizim her şeyimiz O. Biz zaten sıfırız değil miyiz?  Sıfır Frenkçe sıfır değil. Arapça nokta sıfır. Hem işi götüren ben değilim, Allah. Ben sizin aranızda kıtmir olmaktan memnunum.'' Ve arkasına bakmadan uçağa biner.

Yine iki ihtimal ya uçakta sağlık problemlerinden dolayı rahatsızlık geçirip vefat edebilir. Bu yine cemaatin gözünde tertemiz olduğunun işaretidir. Hatta onu sevmeyenler bile diyecek ki; helal olsun yiğidi öldür ama hakkını yeme.

Diğer ihtimal uçaktan iniyor ve üst düzey güvenlik tarafından apar topar tutuklanıp emniyette götürülüyor. Sorguda vefat edebilir ama bunu dünyaya açıklayamazsınız. O yüzden dikkat ediliyor. Ama belki de işkenceyle öldürülecek, her şeyi göze alacak devlet.

Üstadın kaç yılı hapiste geçti? Kaç kere zehirlendi? Hem bu yol dikenli değil miydi?  Gözaltı, sorgu ve hapis. Ve duruşmalar başlıyor tüm dünya takip ediyor. Avrupa’dan temsilciler geliyor. Ve Gülen o üstün belagatini konuşturuyor, belki Bekir Berk gibi kefenini taşıyor mahkeme salonunda. Belki Said Nursi gibi haykıracak. Kendini feda edecek kimseye zarar gelmesin diye. Belki sevdiklerine zarar gelecek ama sevdikleri diyecek ki: hocam da hapiste; bu yol uzun, bu yol dikenli, dönersek kalleşiz. Belki savunma yaparken kalbi dayanmayacak, çokları masum olduğuna inanacak.

Diğer bir senaryo ise gerçek olan, yaşadığımız seçenek: ABD’de kalmak!

Soruyorum size, hangisi? Said Nursi’ler, Bekir Berk’ler, Hafız Ali’ler, Zübeyir Gündüzalp’ler mi olmak yoksa itham altında kalıp, sizi sevdikleri için canından, özgürlüğünden, memleketinden, mesleğinden olan insanları ABD’den seyretmek mi?

-Tarık Yavuz
10
P / Program (dini amaçlı)
« Son İleti Gönderen: MASI 15 Haziran 2019, 06:30:26 »

http://www.hasenat.net/

Hasenat, Kuran Araştırma, ücretsizdir.
yapanlardan Allah Gani gani razı olsun
Sayfa: [1] 2 3 ... 10