OKUDUNMU

Yalnızca DİNİ içerik => Tevhid mi? Bizde böyle. İRFAN (biliş) => Konuyu başlatan: MASI - 04 Mart 2018, 04:57:28

Başlık: Hele bir seyreyle
Gönderen: MASI - 04 Mart 2018, 04:57:28
Hele bir seyreyle

Yine bak:
Hayy, alim, kadir, mürid, semi, basir, mütekellim sıfatları O'nundur.
Ama bizimdir de.

Hele bir seyreyle;
O Hayy’dır. Diridir, sen de dirisin.
O Âlim’dir. Bilendir, sen de bilirsin.
O Mürid’dir. Diler, ister, sen de dilersin, istersin.
O Kadir’dir. Güçlüdür, senin de gücün var.
O Semi’dir. İşitir, sen de işitirsin.
O Basir’dir. Görür, sen de görürsün.
O Zat’tır. Kendi başınadır. Benzeri yoktur. Sen de kendi başınasın. Esasta bir benzerin yoktur.
O Camî’dir. Toplayıcı bir vasıf taşır. Sen de öylesin. Her şey sende saklı, derli toplu.
O Mevcud’tur. Vardır, Sen de varsın.
O Rububiyet sahibidir. Besler; büyütür. Sen de öyle değil misin?

Ama Cenabı Hakk'ın şirke (ortaklığa) tahammülü yok,
O zaman birinin ortadan kalkması lazım.

İSA anlatmaya çalıştı, ANLAYAMADILAR => TIKLAYABİLİRSİNİZ (http://okudunmu.org/forum/index.php?topic=298.msg528#msg528)

MP3 olarak dinleme ve indirme https://clyp.it/2111prk1.mp3?download=1
MP3 direk https://clyp.it/2111prk1

https://youtu.be/4PEuMxS-pFQ
Başlık: Ynt: Hele bir seyreyle
Gönderen: MASI - 16 Temmuz 2018, 22:48:03
Kalem - Nun (hokka)

Kalem; Esmai İlahiyenin batın alemden => zahir aleme koşuşması, tecellisi,
Nun (hokka); İlmi İlahiyede bunların mürekkeb (terkib) halde yani birlikte bulunması.

https://youtu.be/4PEuMxS-pFQ?t=26m31s
Başlık: Ynt: Hele bir seyreyle
Gönderen: MASI - 10 Mayıs 2019, 17:25:31
Şöyle desem.
tanrı manrı alleh elleh ulu manitu, din, din adamı, peygamber şu bu..

hepsini sil, hiç bir şey bilmiyoruz. öğrenmedik.
din min, hiçbirini duymadık.

bilgimizde yok hiç öyle bir şey.
Yeryüzü öyle bir şey bilmiyor.

yalnız ben (sen) ve çevre var.

din min yok ama, yine yıl 2019 dayız.
bilim gallavi.

Uzuun yıllar
Göğe bakmışız, gözlemişiz, teleskoplamışız,
kimine ay demişiz, güneş kimine
saturn, uranus, merih, samanyolu, andromeda
demişiz işte birşeyler.

gidicez diye hayal etmişiz *
hayal işte 1950 - 60 lara kadar

50 - 1960 larda eldeki verilerle
hayal => hedef olmuş
yapmışız. gitmiş, GÖRMÜŞÜZ

Sonra daha fazlası
daha daha da fazla
hızlanmış
hayal et, düşün, yap,

düşün yap, düşün yap, düşün yap.
sürekli yaratıyoruz.
Sürekli.

Sonra uzaklardan biri (?) bize bir mektup yazmış
deki uzak galaksilerden

de ki bir galaksiden de değil
rüyamızdan
veya
de ki
biz
ana karnında yaşayan bir ceniniz
mektup,
göremediğimiz bilemediğimiz
göremeyeceğimiz, bilemeyeceğimiz
anamızdan

veya
deki şuradan buradan
nereden olduğunun önemi yok.

mektub içeriği; bir takım tanımlama bilgileri.

bak,
şu var ya şu, hani filan diye bildiğin
o şudur

falan dediğinin tanımı da budur
fişman böyle oluşur

sonra şöyle olacak
daha sonrası böyle..

İşte bu tanımlamaların adına denmiş "din".
olsa da olur, olmasa da
o mektubu
okusan anlasan da olur, anlamasan da

olur mu?
herkes kendi karar verir.

ya sonra?
bana ne olacak sonra...

.. sorusu var ise o kişide
ahir
(ona "sonrası" da derler, yani ahiret)
ahirde bana ne olacak?
ana karnından çıkınca ne olacak?
nasıl bir sonradır o?

beni bu ana karnına kim koydu
neden koydu, ne ihtiyaç vardı ki
hadi onu el mecbur kabul ettik
sonra'sına ne ihtiyaç var
.
.

Bitmez bu sorular.
Kim koydu? dedikçe
bitmez
O "kim" deneni, uzaklarda ayrı biri sanıyor isek
bulamayız, bitmez
Hepimiz
bir bütünüz, 

rabbimiz (mürebbi) anamız
karnında olduk büyüdük, kucağında büyüdük
rabbimiz babamız
konu komşumuz, öğretenimiz
para, maişet kazandığımız kişiler
onları
hep,
ayrı ayrı kişi biliriz.

O, ondan, bu bundan doğdu ise
geri, daha geri gidince
bütün nefsler tek kaynak olunca
ayrı kişi mi.. ayrı mı.
zuhurlar ayrı, zaman içindeki zuhurlar.
fark zuhurda,
Fark alemi, 
fark, seyran edilende

Seyran eden
şunu bilince,
fark'ın aslı TEK tir, aslında bir tek dir
demişler "evet şimdi anladım"
o demektir ki şahid oldum, EŞHEDÜ..

Çokluk (farklar alemi) olmadan seyr olmuyor.
Bilinmiyor. bilen olmuyor, bilinen olmuyor
EHAD dır orası.

Bilinmekliğini istemek, "murad" etmek
yani "irade" sıfatının icrası.
(Hayat, ilim, irade .. sıfatı subutiye yani sabit, yok olmaz sıfat)
madem sabit, madem yok olmaz
Bas'r, edecek
SEM' edecek ki
görüşüne duyuşuna Hamd etsin
semi allahü limen hamideh..

fark'da oldu ki, gördü ve duydu
o zaman
Hamd etti ki hamd TEK'e mahsustur.
o ki
TEK de kendisidir, FARK da.

- - -
* Hayvanlar fazlasını hayal etmez
Buna "sınırlı olmak" deriz,
o sebeple toprak olacaklar
bazı insanlar da o an, "keşke biz de toprak olsaydık"..
yani
sınırsız yapıdayken sınırlı kalmanın üzüntüsü...
Başlık: Ynt: Hele bir seyreyle
Gönderen: MASI - 21 Ekim 2019, 00:49:24